Cathy niye böylesin sen, niye bu kadar kötüsün? Seni karanlık bir kuyuya atmak lazım. Ne bir tek insan yüzü ne de gün yüzü görmeyerek ölene kadar o kuyuda yaşaman lazım. 📖 Cennetin Doğusu
Cennetin Doğusu Kitabından Kareler...
1. Fotoğraf Adam Trask: Nazik, iyi kalpli, anlayışlı, idealist, merhametli. Babasıyla arasında güçlü bir bağ var. Affetmeyi bilir. 2. Fotoğraf Charles Trask: Adam Trask'ın kardeşi. Öfkeli, kırgın bir karakter. Babasından sevgi ve kabul görmediğini düşünür. İçten içe sevilmek ister. 3. Fotoğraf Aron Trask ve Cal Trask : Adam Trask'ın çocukları 4. Fotoğraf Lee: İnsanları sevebilen, derinden düşünen, ve etrafındaki insanları kendilerinden daha iyi anlayan bilge bir dost. 5. Fotoğraf Cathy Ames: Adam Trask'ın eşi. İnsanları kendi çıkarları için kullanır. Gizemli, karmaşık anlaşılması zor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Cennetin Doğusu Amerikan iç Savaşında Birinci Dünya Savaşının sonuna kadar uzanan bu hikayede yolları kesişen Hamilton ve Trask ailelerinin hikayesini okuyoruz.İyilik ve kötülük üzerinden yorumlanan bir Habil ve Kabil hikayesi..Trask ailesinin iki oğlu Adam ve Samuel arasinda aslında tek taraflı yaşanmış rekabet yıllar sonra Adam'in oğulları Cal ve Aron arasında yaşanır. Cal içinde iyiligi ve kötülügü de taşır,sevgisizliğin içinde savaşıp iyilige adım atmak isterken karanlık tercihler yapabilen taraftır.Karakterlerin hepsinin aslında temsil ettiği bir duygu var. Saf kötülüğü, saf iyiliği, dürüstlüğü, arada kalmışlığı, sevgisizliği.. bu anlamda yazar bize çok zengin bir yelpaze sunuyor, insan dogasinin karmaşıklığını çok net gösteriyor.. Cathy karakteri kadar tüylerimi ürperten bir karakter hatırlamıyorum.Lee ve Samuel ikilisinin sohbetleri ise inanilmaz keyifliydi.. Yazar, Samuel karakterini dedesinden esinlenerek yaratmış.. ve son olarak Kabil ile Habil hikayesinde adı geçen ve kitabın kapanışını yapan "Timşel" sözcüğüne değinmek istiyorum.Tevrat'a göre Kabil kardeşi Habil'i öldürmek istediğinde Allah" timşel" diyor yani özgürsün,kötülüge hükmedebilirsin. Bu sözcük tam olarak romanın kalbi...
Emily Brontë nin tek romanı -takıntı, intikam ve kaderle orulü sarsıcı anlatısı- ve gotik edebiyatın başyapıflarından biri olan "Uğululu Tepeler" yönetmenlik koltuğunda oturan Emerald Fennell imzasıyla beyazperdeye taşınıyor. Bu epik ve yıkıcı aşk hikâyesinde Cathy'yi Margot Robbie, Heathcliff'i ise Jacob Flordi canlandırıyor. Kasvetli York kırlarındaki Thrushcross Grange'in yeni kiracısı Lockwood'un, bir gece evsahibinin Uğultulu Tepeler'deki evine sığınmak zorunda kalmasıyla başlıyor hikâye. Gecenin sakinleşmesi beklenirken, geçmişin rüzgârları ve fırtınaları da köşkün içinden yükseliyor. Ingiliz edebiyatının en gerçekçi erkek karakterlerinden Heathcliff ve en sevilen kadın kahramanlarından Catherine Earnshaw arasındaki gerilimli tutku ve nihayetinde gerçekleşen ihanetin yıllar öncesinden gelen anıları kendilerini hatırlattıkça, Bronte'nin fısıltıları da kulağımızda ugulduyor. Heathcliff in aksiliği ve intikam tutkusu bir sonraki nesli etkilerken, masum vârisler de geçmişin üzerlerinde gezinen hayaletinden kaçmaya çalışıyor.
Edebiyat
Annenizi kaybettiyseniz, bir an hatırlayın.
Belki onun yokluğu üzerinde ağır bir boşluk yaratıyor, hiçbir şeyin dolduramayacağı büyük bir boşluk. Belki sessizce onu ararken kendini yakalamışsın, sesini hafızanın ötesinde duymasını umuyordun. Ama derinlerde... Seni bu kadar derin, koşulsuz kim sevdi? Seni o kadar iyi tanıyan ki, bir bakış bile üzüntülerini anlamak için yeterliydi? Kim seni kendi acılarına kaptırıp seni kurtarırdı ki? O oradaydı, basit jestlerle, günlük ritüellerle sevgisini yansıtıyordu. "Kendine iyi bak" sözü hâlâ yankı uyandırıyor, artık sözlerini duyamasan bile. Bu, kalbi için ne kadar önemli olduğunu sana anlatmanın bir yoluydu. Bir gün, bu buruk anılar sana yeni bir güçle hitap edecek. O yüzden zamanın onların parlaklığını silmesine izin vermeyin. Onu hatırla. Kucaklamasının sıcaklığını hayal et. Kalan o sevgiyi içine çek. Çünkü bir anne, yok olsa bile, gökyüzünde bir yıldız olarak kalır. Ve kederin asla gerçekten bitmediğini. Cathy Lahiner
Neden seviyorsun..
Peki onu neden seviyorsunuz, Bayan Cathy?" "Ne önemi var? Seviyorum işte..." "Her ne olursa olsun nedenini söyleyebilmeniz lazım." "Peki. Çok yakışıklı ve onunla vakit geçirmekten keyif alıyorum." "Kötü!" dedim. "Ve ayrıca genç, neşeli." "Yine kötü!" "Ve beni seviyor." "Bunun konumuzla bir alakası yok." "Tamam, peki... İleride çok zengin olacak. Ben de bu kasabanın en seçkin hanımı olmayı çok isterim. Böyle bir kocam olduğu için de gurur duyarım." "Bundan daha kötü bir sebep olamaz herhalde! Peki, söyleyin, onu nasıl seviyorsunuz?" "İnsan bir başkasını nasıl severse öyle tabii ki. Ne aptalsın, Nelly." "Bu bir cevap değil." Uğultu Uğultulu Tepeler
Alıntı