Elif R.

Elif R.
@catmulier
Şimdiden söyleyeyim ki iletişim kurma yeri olarak kullananlar blocklanacaktır. Sadece kitap günlüğüme, Sadece ruhsal sıçıntılarıma, Kısacası sadece kendime tahammülüm var :) #rahatsizetmerahatsizim
Bir süre sana susmak istiyorum. Keşke becerebilsem… Eğer susmayı başarırsam, sanki bana daha çok gelirsin ve artık beni görmeye başlarsın gibi… Bu nasıl zavallıca bir çaresizlik. Ama zaten neden zaten hep aklındayım gibi hissediyorum? Elif R.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Artık hislerimizi, değer verdiğimiz insanlara karşı dışa vurmak yok! İçe atmak var. Dışa vurduğumuzda ne oldu ki? İçtenliğinizi hak etmeyen, size değer vermeyen katı insanlar yarattınız. Hislerinizi, duygularınızı, içtenliğinizi, çiğnemiş, yıpratmış insanlara, duvar gibi kap katı olmak en iyisi değilde ne?… Bırak şimdi de biraz onlar afallasın. Ve değersizleşsin tam oldukları gibi… Elif R.
İnsan ve Duygular
Uyumadan önce acilen Emil Cioran’dan birşeyler okumaya başlamalıyım bilinci… “çürümenin kitabı” adlı şahane ve boktan eserinden sonra kendime gelemediğim için uzun süredir kütüphanemde duran çok bilinmiş bir klasiğe başladım… bitmesine çok az kaldı ama yüzüne 2-3 gündür bakamıyorum… sahiden aşk hikayeleri beni yoruyor ve bunaltıyor konu “ kürk mantolu madonna” olsa bile.. gece gece uyumadan evvel insanın canı Cioran okumak ister mi! Bütün gerçekliğini, ve karamsarlığını yüzüme tokat gibi vur Cioran! Almış olduğum okunmayı bekleyen 4-5 kitap var sırada… ama ben kuralları bozup onlara başlamadan, Cioran almak istiyorum o yüzden sırf kürk mantolu’yu Cioran’a kavuşmak için okumalıyım… ama Raif efendinin Almanya’da gurbette, pansiyonda geçen 24 yaşındaki, çaresiz ve avare halleride beni çok yoruyor, etkiliyor… kendimden pay biçiyorum.. ama benim kadar arafta ve boktan değil en azından sevdiğinden, ucundan kıyısından değer görüyor! Emil Michel Cioran
Çok kötü şeyler oldu bu akşam evde… Yine birilerine sinirlendi ve rahatlamak için eski zamanlarda ki gibi bana saldırdı… Üstüme yüründü, tehditler edildi, kovuldum… ölmek istedim.. En basitide ağlatıldım… Sen geldin yine en güvenli liman olarak… ortalık biraz sessizleşince bu baş ağrısı ve göz yaşlarım ile sana anlattım olanları, yazdım… sonra sildim hepsini… sen ne güveneceğim, ne sığınacağım bir limansın… Bak bu olayda bile sana sitem ediyorum… ne suçun var? beni sevmedin diye her konuda, her olayda seni suçluyorum bu halde sana yazamadım diye buralara üstü kapalı yazıp rezil rüsva oluyorum ne acı… kendi derdime mi yanayım senin yok oluşuna mı… gözümde neden bu kadar büyüksün??? Böyle kötü olaylarda tam hayattan vazgeçecek kadar boktan zamanlarda sana gelmek istiyorum.. sadece sen varsan o boktan zamanlarda hayat güzelleşir gibi.. yine buralarda herşey karıştı… yine geldiğime bin pişman oldum… yine herşey, olmayan düzenim bile iyice altüst oldu.. yine herşey kötü değilmiş gibi bu akşam bu saldırgan adam yüzünden ferim kalmadı… Allahtan güç istiyorum… gelmedim ama sana buralara yazıyorum… buralar sessiz kimseler göremez, görsede kimseler saymaz.. ondan bir nebze rahatım. Zaten öyle bir boşvermişlik var ki… senden başka herşeyi öyle boşvermişim ki canımdan bile vazgeçecek kadar acı dolu şeyler oldu bu akşam ama senden vazgeçemiyorum… bu kepaze halde!m
Bazıları dünyaya sadece bordo oje dahi sürememeye gelmiş olabilir… çokta şaapmaya gerek yok. Ciddiye almaya.
Düşünce