Kitabı alırken beklenti içerisine girmemem gerektiğini biliyordum ama sırf yarım bırakmamak için okudum. Olay örgüsü çok zayıf kalmış ve konuların sürekli tek bir insan topluluğu arasında geçmesi romanı dön başa sar yapmış. Adelaide in intihar girişimi sonrası iyileşme süreci daha detaylı verilseydi belki de romanın bu kadar çiğ kalmasına engel olur ve romanı amacına ulaştırabilirdi ancak çok yüzeysel geçilmiş. Masumiyet müzesinden ağzı yanmış biri olarak bi daha popüler kültür gazına gelirsem iki olsun.
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,890 okunma
Nereden başlasam bilemedim. O kadar içine çeken bir kitaptı ki asla bitsin istemedim.
Bir istasyon, bir tren ve birbirlerinin kaderleriyle bağlantılı üç ayrı kuşak, üç ayrı dünya.
Öncelikle yazar nesiller arası travmatik aktarımı muhteşem bir şekilde işlemiş. Harriet’in görünme çabaları, Oskar’ın öfke patlamalarının arkasındaki kırılganlığı, Yana’nın geçmiş arayışı. Psikolojik derinliği yoğun olan kitaplar arasında zirveye oynar.
Karakterlerin ruhsal durumu da kitapta çok güçlü aktarılmış, bundan dolayı yer yer ağladığım sayfalar oldu. Kitapta kullanılan şimdiki zaman ekinden dolayı zamanlar arasındaki bağlantı biraz karışık gelse de kitabı okudukça kafanızda oturuyor hatta hoşunuza bile gidiyor.
Hala etkisinden çıkamadım, mutlaka okuyun. Özellikle ‘bana kitap okuduğumu hissettiren’ yazara ise teşekkürü bir borç bilirim.
Şiddetle tavsiyedir.
Bitirdim.
Evinizde yer kaplamayacak incelikte ancak ruhunuzun derinliklerine işleyecek bir eser. Okurken hem İvan’a üzülürken buldum kendimi hem de her satırında sorguladım geçmişimi. Aklımda tek bir soruyla ‘Ya sürdürdüğüm yaşam sürdürmem gereken yaşam değilse?’
Orhan Kemal’in ağlayarak yazdım dediği romandır ‘El Kızı’.
Öncelikle büyük bir hevesle başladım. Dönemin toplumsal çatışmaları, sınıfsal ayrımlarını büyük bir titizlikle romana yansıtmış Orhan Kemal. Okudukça kayınvalideyi boğmak istiyorsunuz orası ayrı. Nedendir bilmem ortalara doğru biraz sıktı beni. Annesi ve karısı arasında kalmış bir adam ve karısının fazla mütavazi oluşu her şeye boyun eğmesi beni sinir etti biraz sanırım. Sonlara doğru geldiğimde biraz polisiyeyi andıran bölümlerle akıcı hale geldi benim zihnimde. En çok üzüldüğüm kişi istisnasız Nazan. Ölüme yürürken bile onca yaşanmışlıklarına rağmen oğlunu düşünüyordu. E tabi Haldun’u unutmamak lazım. Yetişkinlerin aptal saptal olaylarında hep çocuklar etkileniyor.
Bir de bön garson olayı var. Polisten ne kaçıyorsun be adam? Ortada senin aleyhine tek bir suç yok. Bildiklerini polise anlatsan zaten doğrulanacak. Ne yazıkki yok yere kaçıp tırın altında kafasının yassılaşmasını tercih etti.
Genel olarak beğendim ancak sanırım biraz popülariteye güvenip fazla beklentiye girmişim.
Bu arada Orhan Kemal’in kalemine tek bir laf yok tabii ki. Yalın ve ne vermek istediğini kolaylıkça anlayabileceğiniz bir dil kullanmış. Dönemi çok güzel yansıtmış.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,2bin okunma