Bu birbirinden farklı meşgale ağlarının sarmalında kesişen hayatlarının ayrım çizgilerini görebiliyorlar mıydı acaba? Ama yaşamak, diye düşündü, ayrım çizgilerini silikleştiriyor. Gerçi – ayrım çizgilerinden kimin haberi var? Bu homojen, bu iç içe yaşayan çamurumsu toplulukta ‘kendinden olmayanın’ yeri var mıydı?
Bu birbirinden farklı meşgale ağlarının sarmalında kesişen hayatlarının ayrım çizgilerini görebiliyorlar mıydı acaba? Ama yaşamak, diye düşündü, ayrım çizgilerini silikleştiriyor. Gerçi – ayrım çizgilerinden kimin haberi var? Bu homojen, bu iç içe yaşayan çamurumsu toplulukta ‘kendinden olmayanın’ yeri var mıydı?
Bu insanlara ne oluyordu böyle, meraklarını kırbaçlayan rüzgâr hangi yörenin mahsulüydü? Genel bir boş vermişlik hali, bulaşıcı bir distopik robotluk gerçekliği… Neredeydi şu günümüz dünyasında dijitalleşmenin zedelediği bireyselliğimiz, şahsî yaşantılarımız? Koca bir insanlığın dopamin hormonunu
şamar oğlanına döndüren sosyal medyanın hissettirdiği duygusal mastürbasyon esir etmiş isteklerini… Merak, istek, tatmin; merak, istek, tatmin… Tik taklarıyla aptal eden bu görkemli çark dönerken monoton bir devirle, hayatlarımızı tutsak etmişiz bilinçsizce.
Modern dünyanın haddini aşan yapaylığıyla beraber sürüklendiğimiz tinsel kısırlaşmaya sahip olabilir miydi ruhu? Sanmıyorum. Bu, benim coşkun duygularımla estetize edilen bir güzellik olamazdı sahiden. Ve insanların batıp çıktığı… Sustu. Gözlerini sokaklara çevirdi, simülatif bir gerçekliğin parçalanmasına
izin verdi bakışları.