Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü sonrası yerli ve yabancı basında çok sayıda yazi yazıldı. Arriba gazetesinde yazılanlar çok etkileyicidir. Bu gazete pek çok yayında Portekiz kaynaklı olarak yazılsa da 1936-1975 yılları arasında İspanya Pamplona'da basılan Arriba Espane olması daha büyük bir ihtimaldir. Gazetenin nerede basıldığından ziyade yazdıkları Mustafa Kemal Atatürk ün günümüzde de neden büyük bir önder olduğu sorusuna net cevaplar vermektedir
" Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir .Siz onun fikirlerine yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza değin aynı kalır. Demirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır."
* Dikkat edin adalet duygunuz sizi kandırmasın, belki de adalet sizin aracılığınızla gelecektir.
ve bunu yaparken size gücünü verecek unsuru geri tepmeyin .Adalet duygunuzun sizi güçsüz kılmasına İzin vermeyin .Adalet duygunuz adaleti getireceklerden biri olmaktan sizi alıkoymasın
* Dünyada yapılan yanlışlar hakkında doğrucu bir tavır takınmak özellikle tehlikelidir. Dünyadaki yanlışlara ilişkin doğrucu olmak ,bu yanlislari bizlerin yarattığını kabul etmemektir.
( yani bur nevi etken ve hakim tavrından edilgenlik ve kurban tavrına geçmektir)
*Dünyadaki rahipler için olabilecek en kötü şey yarın herkesin reform yapması olurdu Öyleyse rahipler ve rahibeler yaşamlarının geri kalanını (derin bir metafizik düzeyde) ruhsal olarak iyileştirilmesi gereken şeyleri yaratarak geçireceklerdir ki gerçekten kim olduklarını ifade edebilsinler ve deneyimleyebilsinler.
Bu nedenle üstatlar ne yargılarlar ne de suçlarlar. Yaşadıkları yerin dış koşullarını yargılamadan değiştirirler . Çünkü yargılamak demek kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan koşulları yargılamaktır.Bu çok derin bir metafizik gerçektir ve üstatlar bunu çok iyi anlar.
Üstatlar asla yargılamaz. Yalnızca dış koşulların değişmesi için kendilerini ifade etmenin yollarını ararlar.Pratik düzeyde, politika ve sosyal ilişkiler acisindan yargılamanın kimseye faydası yoktur.*Her yargılama anı en yüce düşünceyi ifade etmemizi engeller .Artık kimse sizi duyamaz .Yargılayacak konuştuğunuzda kimse sizi duymaz. Böyle yaptığınızda yaratıcı olmanıza olanak sağlayacak gucu itmkele kalmaz size bu gücü bahşedebilecek olan insanları da itersiniz .Yargılamanın kimseye faydasi yoktur , yardım etmeye çalıştığınız insanlara bile.
Ego, hedef belirlemeyi kendisi için bir tehdit olarak görür. Egonuz ( ben kavramınız) istediğiniz herşeye sahip olmanız için ben kavramınızın değişmesi gerektiğini bilmektedir. Böyle bir değişimde egonuz ( ben kavramınız) ölmelidir ve egonuz buna ve dolayısıyla değişiminize ölümüne karşıdır.