Çünkü ilaç satışlarının düşmesi dünya çapında çok önemli finansal çıkarlara büyük bir darbe vuracaktır. Bu tür önleyici ve tedavi edici düşünce uygulamalarını geniş kitlelere yaymak, ilaç sektörünün kâr dengelerinin sorgulanmasına yol açabilir.
Saldırgan düşünceler, duygular ve davranışsal eğilimler hafıza içerisinde birbirleriyle bağlantılı durumdadır. Birbirlerine benzer anlamları olan acıtmak, zarar vermek gibi kavramlar ve sıklıkla eşzamanlı şekilde kullanılan ateş etmek, silah gibi kavramlar güçlü ilişkilendirmeler geliştirir. Bir kavram öncelik kazandığında veya etkinleştirildiğinde, bu etkinleştirme ilişkili olan kavramlara da sıçrar ve onları da etkin duruma getirir.
Bazı kararlarımızı verirken, bir ruh varlığı olarak vicdan mekanizmasını kullanabiliyoruz ama genellikle birçok kararı, hedefimizi, doğrudan doğruya hislerimizin bize sağlamış olduğu imkanlar vasıtasıyla belirliyoruz. Verdiğimiz kararlarda, edindiğimiz hedeflerde; mantığın aklın, yani rasyonel olan yanımızdan ziyade hissi tarafımızın, heyecansal tarafımızın ağır bastığını görüyoruz. Daha sonra belki rasyonel tarafımız hissi tarafımızın haklı olup olmadığını muhakeme ediyor ama bu muhakemede de çoğu kez hissi kanaldan gelen bilgiye veya isteğe uygun tarzda karar veriyor. Yani onu irdelemek yerine onun haklı olduğuna dair birtakım kanıtlar buluyor. Rasyonel olan da, akli olan da hissi olanın "doğrultmacı" rolünü oynuyor. Bu, dünyasal konsantrasyonumuzun bir sonucu olan enkarnasyonumuza ait bir işleyiş mekanizmasıdır.
Evrensel İnsan - Ergün Arıkdal