Anıların farklı zamanlarda anlatıldığı, çocuk ve baba ile bağı anlatan bir roman aslında yaş sürecinin anlatıldığı bir kitap olmuş sade ve şiirsel bir anlatım olmuş. Dramatik yönü yoktu. Sadece baba ile aramdaki bağı ve onunla yaşadığımız anıları aklıma getirdi. Ölümle nasıl yaşandığını anlatmış yazar. Bahçıvan olan babanın toprağı ekip biçmesinde aslında kendi hayatını düzenlediğini anlatmış. Toprak hem başlangıcı hem de sonu anlatmaktadır. Topraktan geldik ve toprağa gideceğiz… Ölümü trajedi gibi değil gündelik hayatın sıradanlığı içinde göstermiş o nedenle çok hoşuma gitti.
Bastırılmış kadınlık duyguları, annelik, kuşaklar arası travmaların anlatıldığı bir kitap. Anlatım dili çok düz ve anlaşılır. Farklı zamanlar akla geldikçe gün yüzüne çıkıyor. Anıların zamanları farklı ama iç içe geçmişlikleri çok güzel vurgulanmış. Okurken içimde bir yerleri sızlatı. Kendi hayatımdan bazı anılar gözümün önüne geldi. Kadınlar her zaman hayatın en ağır yanlarını üstlerine yük gibi alıyorlar. Her zaman her şeyi üstlenen kadınlar oluyor. Burada da 3-4 kuşağın yaşadığı aynı olmasa da kadın olduğu için karşılaştığı zorluklar çok güzel gün yüzüne çıkarılmış. Anneliğin ne kadar kutsal olduğundan değil de, onun da kadın olduğu yanından bahsedilmiş. Kendimde sustuğum yanlarımı gün yüzüne çıkaran bir kitap oldu.