Biraz dili ağır olsada merakla okuduğunuz bir kitap.
Hindistandan gelen Cihan yanında en yakın dostu beyaz fil Çota ile İstanbul'a geliyor. Tabii gelişi epey macera dolu. Sultan Süleymana hediye edilen fil bakıcısı ile birlikte sarayda kalmaya başlar. Onu hergün görmeye gelen Mihrimah Sultana aşık olur. Hürrem Sultan daha fazla sarayda kalmasını istemez ve onu savaşa gönderir. Orada köprü yapımında çalışırken Mimar Sinan ile tanışır ve onun çıralı olur. Kitapta gereksiz uzatmalar olmasa çok daha iyi olurmuş. Böyle iken bile zevkle okudum.Ustam ve Ben
Atatürk'ün naaşını taşıma görevi kura ile çekilen 12 milletvekili ne verilmişti. O vekillerden biri Hasan Ali Yücel di. O tabutu taşırken yansıttığı sözleri beni inanılmaz duygulandırdı.
"Taşı O'nu... Bir cihan götürüyorsun. Cihanlar yaratan bir insan götürüyorsun. Korkma ezilmezsin. O kendini ezilmeden taşıtmak için sana kendi kudretinden vermiştir. Başka şey düşünme. Dikkat et, bu tabutun içindekivarlığında da O seni taşıyor. Sen kendini taşıyor gibisin."
Daha devamıda olan bu sözler beni inanılmaz etkiledi.
Milletvekili, Milli Eğitim Bakanı, Tercüme Bürosu veT. İş Bankası Kültür yayınları kurucusu, Köy Enstitüleri'nin fikir babası, tarihçi, edebiyatçı, eğitimci, gazeteci... Cumhuriyet tarihinin en önemli kişilerinden Hasan Ali Yücel.
Eğitimde 2 yol var diyor. Birincisi kolay ve sahte olan, 2.si zor fakat gerçek olan. 1. Yi seçersen hazmı kolay fosilleşmiş hazır paket bilgiyi öğrenciye verirsin. Eğer 2. Yolu seçersen öğrenciye bilginin bizzat edinilmesi gerektiğini yani üretmenin yolunu öğretirsin.
Bana çok şey katan bu kitabın yazarı Celal Şengör'e sonsuz teşekkürler.
Hasan Ali Yücel ve Türk Aydınlanması