Hakikat ruhumuzun kulağına fısıldayarak der ki: boş durma insanoğlu, imânını imtihan ettir. İbrahim ol, inkârların ateşine bulan, ama yanmamak şartıyla.
Ne sevdin be Mevlut.
Seninle o güzel İstanbul'un son elli yılına sokak sokak, cadde cadde, neredeyse tüm detaylarına kadar tanıklık etmek harikaydı.
Anadolu'dan göçüp gelen insanların gecekonduda geçen hayatlarını, yanlış kızı kaçırıp sonunda en çok onunla mutlu olmanı görmek harikaydı.
Kıymetli yazar kitapta o kadar çok şeyi sorgulatıyor ki adeta bombardımana tutuyor sizi.
Görücü usulü evlilik mi yoksa önceden tanıyarak yapılan evlilik mi?
Niyet mi kısmet mi ve daha birçok soru sizi bekliyor olacak.
Gezin o İstanbul'un sokaklarında, gece vakti Mevlut'la mezarlıkta oturup düşüncelere dalın. İyi okumalar dilerim.