Belli bir yaşı geçince yaşam dediğin, sahip olduğun şeyleri sürekli olarak kaybettiğin bir süreçten öteye geçmez hale gelir. Önemli şeyler birer birer tarağın dişlerinin dökülmesi gibi insanın ellerinden kayıp gider. Sevdiğin insanlar, önce biri sonra diğeri, hayatından yok olup giderler.
Hz.Ömer,her sabah kapısına vurup ;
’ Ölüm var Ey Ömer ! Ölüm var ! ’ demesi için adam tutuyor .
Bize ’ Kelepir daire var ! ’ diyen emlakçılar nasıl hatırlatacak ölümü ?
Sevgi, Ayrık otları gibi rastgele büyümemeli kalbimizde. İtinayla seçilmeli toprak; ağacı görmek istediğimiz yere ekilmeli tohum. Çünkü toprak tohumun kıymetini bilirse izin verir dışarıya çıkmasına.
Kim bilir hayatımızda kaç kez, Nasıl da tanıyamamışım demiş, kaç kez ince buz tabakasına aldanıp üzerinde yürüdüğümüz gölün soğuk sularında bulmuşuzdur kendimizi.