Bu mecrada kitabın ilk yorumunu yapan ben oluyormuşum öyle gördüm. Aslında alırken büyük beklentiler içine girmemiştim. Daha doğrusu inanasım gelmemişti. Yıllar sonra ilk kez ortaya çıkan bir eser çıtayı yükseltmek istememiştim. Tanıtım yazısında belirtildiği gibi mektuplardan oluşan bir eser. Aslında tam bir Sabahattin Ali’yi görebildiğimiz mektuplar var. Öyle ona ait ki. Zaten okurken bir çok yeri ikişer üçer defa okumaktan kendinizi alamıyorsunuz. Altı çizilecek bir çok cümle hatta koca koca paragraflar var. Hayatına giren kadınlardan da bahsediliyor mektuplarda eğer hayatını biliyorsanız bu isimler size yabancı gelmez. Hapis hayatı dostları ailesi her şey var kitapta. Ayşe Sıtkı’ya evleneceği haberini verdiği an aslında mektuplaşma benim için tamamen bitti. Öyle içimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Öyle benimsemiştim ki evliliğini hayatını bildiğim halde sanki olanlar hiç olmamış gibi kaptırmıştım kendimi esere. Ama her güzel şeyin bir sonu olduğunu kabul etmek lazım. Flora kitap edebiyatımıza çok kıymetli bir eser kazandırdı. Eğer inanmıyorsanız beklentiniz düşükse kesinlikle bir kaç sayfa okuduktan sonra fikriniz tamamen değişiyor. Bunun garantisini verebilirim. Sevmeyebilirsiniz belki ama bence kesinlikle okumalısınız. Herkese keyifli okumalar.