꧁ Ben Hakimim Masum Bey ꧂

꧁ Ben Hakimim Masum Bey ꧂
@cebelislam
Ebu Ubeyde: Mazlumların çığlıklarına karşı sağır olan İslam dünyasına sesleniyorum: Cehennem melekleri Zebaniler de sağır yaratılmıştır, onlar da sizi işitmeyecek. İnşAllah...
KANDİL GECELERİ BİDAT MI?
(Müslümanlarca Kutsal Sayılan Geceler) Bugün (hac günü) sizin için dininizi (helal ve haramları açıklayarak) kemale erdirdim. Size nimetimi (Bugünden sonra müşriklerin Arafat'ta, Mina'da, tavaf ve safa ile Merve arasında say ibadetini yapmada sizinle birlikte bulunmamalarını emrederek lütfumu) tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. (İbn Abbas - Maide 3. Ayet) İçinizde benden sonra yaşayanlar birçok ayrılıklara şahit olacaktır. Size sünnetimi, hidayete erdirilmiş, doğru yolu bulmuş halifelerimin sünnetini (yolunu) tavsiye ederim. Ona sımsıkı sarılın, âdeta dişlerinizle tutunun, sonradan çıkacak şeylerden sakının. Çünkü her uydurma bidat, her bidat dalalettir, sapıklıktır. (Ebu Davud, Sünne, 5) Efendimiz (sav)’in: 🌷 Regaip (Rahme Düştüğü) Gecesi (Recebin ilk cuma gecesi - İbadet yok) 🌷 Miraç (Göğe Yükseldiği) Gecesi (Recebin 27. Gecesi - Namaz) 🌷 Berat Gecesi (Şaban’ın 15. Gecesi - Dua İstiğfar) 🌷 Kadir (Kuranın indiği) Gecesi (Ramazan’ın 27. Gecesi - İbadet ve Zikir) 🌷 Mevlit (Doğum) Gecesi (Rebiyülevvel 12. Gecesi - Oruç) Hicretten 300 yıl sonra ilk kez Mısır'da, Fatımiler döneminde Mevlit; 400 yıl sonra da Kudüs'te Miraç, Regaip ve Berat geceleri kutlanmaya, bu geceler camilerde toplu biçimde yapılan ibadetlerle geçirilmeye başlandı. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılarak gelenekleşti. Osmanlılar döneminde, II. Selim (1566-1574) zamanından başlayarak minarelerde kandiller yakılarak duyurulduğu ve kutlandığı için Kandil olarak anılmaya başlayan gecelere Kandil-i Şerif de denir. Ayrıca her gece, Leyle-i Kadir, leyle-i Miraç gibi terkiplerle de anılır. Yaygın bir gelenek durumuna geldikten sonra da kandiller hakkındaki tartışmalar sürmüş, bilginlerin bir bölümü şiddetle karşı çıkarken bir kısmı da kutlamaların bidat
Reklam
Bidat Nedir?
(Bidat’ı Hasene Yoktur Sünneti Hasene Vardır) “Bidat: İslam da olmayan bir şeyi, din adına İslam’a sokmaktır.” 🌷 İşlerin en kötüsü sonradan ihdas edilenlerdir. Sonradan ihdas edilen her şey bidattır. Her bidat dalalettir. / Kim dinimizde olmayan bir şey ortaya çıkarır ve yaparsa, o reddedilir. / Her uydurma bidat, her bidat dalalettir, sapıklıktır. (Müslim, Cuma, 43; İbn Mâce, Mukaddime, 7 / Buhari, Sulh 5; Müslim, Akdiye 17, 18 / Ebu Davud, Sünne, 5) 🌷 Kim benim bir sünnetimi ihya ederek insanların onunla amel etmelerine vesile olursa, o insanların kazanacağı sevaplardan hiçbir şey eksiltmeden onların sevaplarının bir katını almış olacaktır. Kim de bir bidat icat ederek onunla amel edilmesine sebep olursa, o bidat ile amel edenlerin yüklenecekleri günahlardan hiçbir şey eksiltmeden onların günahlarının bir katını yüklenmiş olacaktır. (İbn Mâce, Mukaddime, 15) 🌷 İçinizde benden sonra yaşayanlar birçok ayrılıklara şahit olacaktır. Size sünnetimi, hidayete erdirilmiş, doğru yolu bulmuş halifelerimin sünnetini (yolunu) tavsiye ederim. Ona sımsıkı sarılın, âdeta dişlerinizle tutun, sonradan çıkacak şeylerden sakının. Çünkü her uydurma bidat, her bidat dalalettir, sapıklıktır. (Ebu Davud, Sünne, 5) 🌷 Peygamberlerinden sonra dinlerinde bid’at uyduran her ümmet, sünnetten de o bid’at kadar bir sünneti zayi etmiş olur. / Bir topluluk dinlerinde bir bid’at icat ederse, Cenâb-ı Hak sünnetlerden bir sünneti o bid’at gibi çeker, çıkarır, onlardan uzaklaştırır da kıyamete kadar iade etmez. (Et-Tergîb ve’t Terhîb Trc, 1: 109 / Mektubat, 1: 160) “Dinin elden çıkışı sünnetin terkiyle başlar. Halat nasıl lif lif kopup parçalanırsa, din de sünnetin birer birer terkiyle ortadan kalkar. / Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir.” (Darimi, Mukaddime 16 / Buhârî, Nikâh 1;
Allah Şerefsiz Türklerin Yerine Öyle Bir Topluluk Getirdi ki
YÜCE ALLAHIN EN BAŞINDAN BERİ GAZZENİN YANINDA DURUP İSRAİLLE SAVAŞAN İSLAMİN ŞEREFİ VE ONURU YEMEN EHLİNİN FAZİLETİ 🌷 Ey iman edenler! Sizden kim (Resulün vefatından sonra) dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk (yemen ehlini) getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı (şefkatli) alçak gönüllü, kâfirlere karşı (şiddetli) güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda savaşırlar. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine (ehline bahşeder) verir. 🌷 Sizin dostunuz ancak (yardımcınız ve koruyucunuz) Allah’tır, Resulüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan ve zekâtı veren müminlerdir. (Yahudilerin müminlere cefada bulunmaları üzerine nazil oldu.) (İbn Abbas - Maide 54-55. Ayet)
Edebiyat
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe (zarar vermemek şartıyla) dövün. (Müslim, Hac, 19; Veda Hutbesi)
AFKANİSTAN VE PAKİSTAN SAVAŞINA KURAN-İ BAKIŞ
Nasıl Efendimiz (sav) önce kendi içinde ve çevresinde ki müşrikler ve münafıklarla savaşak dahilde temizlik yaptı ise. Bugünde islam ülkeleri dediğimiz (içimizde) ne kadar amerikan uşağı ve yahudi tohumu varsa bu müşrik ve alnı secdeli münafıklarla savaşmadıkça ne müslümanlar olarak ayağa kalkabiliriz nede amerikaya karşı koyabiliriz. Ne şeriat gelir nede hilafet. Afkanistanda bunu yapıyor. Allah yar ve yardımcıları olsun. Müslüman Afkanistana karşı Amerikan uşağı pakistanın müşrik ordusunda savaşan ne kadar müslüman varsa (hicret etmeyip) bedirde müşriklerin ordusunda savaşmak zorunda kalan müslümanlar gibi dinden çıkmış ve ebedi kafir olarak cehennemde yanacaklardır. "İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar." (Nisa Suresi 76. Ayet) Türkiyede bundan farklı değildir. Amerikayı hakiki dost, inancını (demokrasiyi) de şeriat olarak gören ve israili koruyan üslerini (zamanında) destekleyen Amerika uşağı siyonist destekçisi Sa-it ve tayfası müşrikler bunları anlayamaz. Çünkü: "Kur’an okuduğunda, seninle ahirete inanmayan (müşriklerin) arasına bir perde çekeriz. Kur’an’ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur’an’da Rabbini (tevhid ile) andığın zaman arkalarına dönüp (putlarına) kaçarlar." (İbn Abbas - İsra 45-46. Ayet) Saygılar...
1000Kitap

꧁ Ben Hakimim Masum Bey ꧂

@cebelislam
·
İBN ABBAS TEFSİR SOHBETLERİ
(Hicrette Özrün Geçersizliği ve Tağuta Askerlik) Allah (ﷻ) şöyle buyurdu: Melekler, kendilerine (şirk koşarak) zulmeden kişilerin canlarını (bedir savaşında) aldıklarında, onlara, "(Mekkede) Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf (baskı altına alınmış, zelil) kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü (medine yurdu) geniş (emin) değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir. / Ancak, çare (çıkmaya yol) bulamayan ve yol (tanımayan) bilmeyen güçsüz bırakılmış (yaşlı) erkek, kadın ve çocuklar bunun dışındadır. / İşte bunlar, Allah'ın kendilerini affetmesi umulan kimselerdir. Sebeb-i Nüzul: Allah Teâlâ Bedir Savaşı’nda öldürülenler hakkında buyruğunu indirdi. Bunlar elli kişi idiler. İslam’dan irtidat etmiş ve bütünü öldürülmüştü. İbn Abbâs'tan rivayeti Taberi İkrime kanalıyla aktarmaktadır: Mekke halkından bir topluluk Müslüman olmuştu. Onlar Müslümanlıklarını gizliyorlardı. Müşrikler, Bedir Savaşı'nda onları da götürmüşlerdi. Onlardan bazıları öldürüldüler. Bunun üzerine Müslümanlar, “Öldürülen şu arkadaşlarımız Müslüman idiler. Onlar buraya zorla getirildiler. Siz onlar için af dileyin. dediler. İşte bunun üzerine bu ayet nazil oldu: “Melekler, canlarını alacakları sırada, kendilerine zulmedenlere, "Ne yapıyordunuz?" diye sorduklarında onlar, "Biz, yeryüzünde güçsüz bırakılmıştık." derler. Bunun üzerine melekler, "Allah'ın yeri göç etmeniz için geniş değil miydi?" derler. İşte, onların varacakları yer cehennemdir. Orası varılacak ne kötü yerdir!" (Nisa Suresi 97. Ayet) Müslümanlar, Mekke'de kalan diğer Müslümanlara bu ayeti yazıp gönderdiler. Ve özürlerinin kabul edilmediğini bildirdiler. Bunun üzerine onlar da Mekke'yi terk edip hicret etmek için yola
Edebiyat
Reklam