Çoğu erkek ve kadın özelliği biyolojik olmaktan çok kültüreldir, hiçbir toplum kendiliğinden her erkeği adam, her dişiyi de kadın olarak saymaz. Dahası, bu sıfatlar bir kere kazanıldığında ebediyen de sürmez. Erkekler erkeksiliklerini sürekli olarak kanıtlamak zorundadır. Bir kadının da işi hiç bitmez, sürekli kendini ve başkalarını yeterince kadınsı olduğuna ikna etmek zorundadır.
Kaygı, bir sızıntı ve bir boşluktur. Kaygı ve endişeler enerjinizi boşa harcar; oysa akan enerjinin tanrısallıkla içilmesi gereklidir. Kaygılanmayı bırakın. Kaygılanacak herhangi bir şey yok, her şey kendi yolunda ilerleyecektir. Bu güvenle yaşayın. Varoluş sizi sevmekte. Size zarar gelmeyecek, size hiçbir zarar gelemez çünkü bütün kendinden olan bir parçaya nasıl zarar verebilir? Bu imkansızdır. Bazı zamanlarda size bir zarar geldiğini hissetseniz bile, bu sizin onu yanlış yorumlamanızdan kaynaklanmıştır, aslında arkasında gizlenen bir lütuf vardır.
Kadınsı olana saygı duyun, o erkeksi özelliklerden kesinlikle daha yüksek bir yerdedir. Ama erkeğin şovenist aklı bunu kabullenemez. Aşağılık kompleksinden dolayı erkek aklı, kadınsı olanı baskı altında tutmaya çalışır ve elbette ki erkek saldırgan, şiddet dolu ve yıkıcı olduğundan bunu yapabilir. Kadınsı olan açıktır, teslim olur. İşlerin nasıl kendi haline bırakılacağını, nasıl uyum içinde olunacağını bilir. Bu yüzden erkeğin şoven tavrıyla bile uyumlu hale gelmiştir.
Aslında acı çekmenize neden olan şey beklentilerinizdir. Onları gerçekleştiremediğiniz zaman hayal kırıklığı ortaya çıkar. (…)Beklentilerinizi bırakın. Açık olun, olup bitene karşı hazır olun. Ama geleceğe dair planlar yapmayın.