Arkadaşlar ;
yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil,
alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata''
lütfen kimse üstüne alınmasın
zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben.
Cemil Emin ErdoğanHayıra Evet
hayır kardeşim,
bir kimsenin hakikatinin ne olduğuna dair onun görünen özelliklerini delil gösterme!
birisini sözünü veya yaptığı bir işi, kişiliğinin bir göstergesi sayma!
dili ağır ve konuşması peltek olabilir.
onun içindir ki o kişinin cahil olduğunu düşündüğün kimseler, oldukça kıvrak bir zekaya ve engin bir kalbe sahiptir...
karanlığa gömüldüğünüzde şöyle söyleyin,
bu karanlık henüz doğmamış bir şafaktır.
insanların benim herkesçe bilinen kusurlarımı övünceye, kimsenin bilmediği iyiliklerime saldırıncıya kadar yalnızlığın acısını hissetmedim.
düşmanım bana düşmanın sev dedi bende sözünü dinledim sevdim kendimi.
HALİL CİBRAN
tanrı haddinden fazla sahip olanları doyursun.
eğer ağzın yemekle doluysa şarkı söyleyemezsin ve altınla doluysa avuçların, kaldıramazsın ellerini dua için.
Gülmeyi ve acımasız biri olmayı
aynı anda başaramazsın...
Sıkıntıya ve dara düşünce dua ediyorsunuz ; keşke sevinciniz doruklarda olduğunda ve bolluk günlerinizde de dua etseniz..
sistemden beslenenler, sistemi eleştirmez, sadece uşaklığını yaparlar...
pek çok kez parmağımla kendi yaramı deştim, size daha fazla inanmak ve sizi daha fazla tanımak için.
Malınızdan mülkünüzden verdiğinizde pek fazla bir şey vermiş sayılmazsınız. Gerçekten vermek kendinden vermektir.
Çünkü mal mülk, bir gün gerekeceği endişesiyle alıkoyup sakladığınız şeylerden başka nedir?
Hakikati buldum" değil, "Bir hakikat buldum" deyin. "Ruhun yolunu buldum." demeyin. "Kendi yolumda yürürken ruhla karşılaştım." deyin.
Eşikte durdurdum misafirimi ve şöyle dedim: "Yalnızca girerken değil, çıkarken de ayaklarını temizle.
Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayrı durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi
aşk ve kuşku , bir arada barınamaz .
Dün bana, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi.
Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin ben kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir
Kar ve fırtına çiçeği öldürebilir, ama tohumlarını yok edemez.
Sonra "Seni seviyorum," dedin bana.
insanlar sözlü hatalarımı övüp sessiz erdemlerimi kınadıklarında doğdu yalnızlığım.
ne tuhaftır yavaş yavaş yürüyene, yavaş düşünenden fazla merhamet duymanız..!
en doğru yol en dikensiz yoldur, diyenler seni aldatıyorlar, onlar karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.