cemil emin

cemil emin
Arkadaşlar ; yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil, alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata'' lütfen kimse üstüne alınmasın zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben. Cemil Emin Erdoğan Hayıra Evet
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SİNGMUNG FREUD GOETHE ÖDÜLÜNÜ ALDI
almanyanın en büyük bilim ve edebiyat ödülü olan goethe ödülü, goethenin doğum günü olan 28 ağustos 1930 da büyük şenlikler eşliğinde freuda verildi. zillerle ve trampetlerle kutlandı. para ödülü on bin mark tı... ünlü alimlerin, yahudi singmund freud psikalanalizini bütünüyle reddettiği biliniyor. büyük yahudi düşmanı goethe, adını taşıyan ödülü bir yahudinin aldığını öğrense mezarında ters dönerdi herhalde.. rosenborg, volkischer beobachter..
Sayfa 348 - PEGASUS
Alıntı
OLSAN DA BİR OLMASAN DA BİR
Artık görünmüyor mevsimde hüzün Bulutlar bir garip rüyaya dalmış Ufukta güneşi ağlatan yüzün Bir mülteci gibi tenhâda kalmış Toprak yandı gülüm; çeşmeler zehir Şimdi bilsen de bir, bilmesen de bir. Kaç kere çağırdım seni öteden Turnalar uçurdum gittiğin yere Bin parça eyledin kalbimi neden Ruhum bir başına düştü göklere Bana tebessümle bakıyor kabir Şimdi gülsen de bir, gülmesen de bir. Derdimin yangını sardı gölgeni Bir mahkûm kanıyla aktı izlerin Deniz ölesiye severken seni Neden gemileri yaktı gözlerin Yıkıldı yolunu bekleyen şehir Şimdi gelsen de bir, gelemesen de bir. Yağmurun inceden yağdığı yerde Açan gül acıyı damıtır solar Ağustos böceği düşünce derde İçine kuşların sevdası dolar Ölü bir mahzene gömüldü kibir Artık sevsen de bir, sevmesen de bir. Çatladı en kavî yerinde tohum Kıvılcım düşürdü sulara gonca
Sayfa 88 - TİMAŞ
Şiir
Yürüyelim Seninle İstanbulda
Kırmızıyı sevdiğini bilseydim hayallerim kıpkırmızı olurdu İstanbul hala güneşin ardında ufuklarında birkaç kara leke birkaç kan pıhtısı dudaklarında İstanbul hala sevimli mi sevimli ve hala bir tomucuk tadında yürüyelim seninle İstanbul'da korkusuz bir rüyadır bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü yenilgisiz bir muamma gibidir arar buluşmayan ellerimizi deli rüzgar yine sarhoş, hovarda tam orada, Çamlıca yokuşunda birkaç bulut çekelim gökyüzünden damarlarımızdan geçirelim ve birden bırakalım suların üzerine sen bir defa konuş, sen bir defa gül kumlu ebrular yapalım seninle serpmeli ebrular, bülbülyuvası hercaimenekşe, gonca ve sümbül yüzün bir ay gibi parlarken gecenin ortasında yürüyelim seninle İstanbul'da boğaziçi mağrur türkülerini gözlerine baka baka söyleyin
Sayfa 58 - TİMAŞ
Şiir