cemil emin

cemil emin
Arkadaşlar ; yorumlarım paylaşımı yapan kişilere değil, alıntılara, incelemelere ,şiirledir yani ''edebiyata'' lütfen kimse üstüne alınmasın zaman zaman kendime bile tahammül edemiyorum ben. Cemil Emin Erdoğan Hayıra Evet
136 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Sana koşuyorum bir vapurun içinde Ölmemek, delirmemek için. Yaşamak; bütün adetlerden uzak Yaşamak.... Hayır değil, değil sıcak Dudakların hatırası; Değil saçlarının kokusu Hiçbiri değil. Dünyada büyük fırtınaların koptuğu böyle günlerde Ben onsuz edemem. Eli elimin içinde olmalı, Gözlerine bakmalıyım, Sesini işitmeliyim. Beraber yemek yemeliyiz Ara sıra gülmeliyiz. Yapamam onsuz edemem. Bana su, bana ekmek, bana zehir; Bana tad, bana uyku Gibi gelen çirkin kızım. Sensiz edemem. Bize bir masa ayır Yankimu Aleksandra´mla benim için Bir masa. Üstü çiçeksiz Örtüsü gazeteden Şarabı aşktan
Şiir
Reklam
Ben bir şarkı bir türküyüm Ben Meryem'in yanağındaki tüyüm Beni bir azizin nefesi uçurur Kalbimde Allah'ın elleri durur Cici ayaklarım ilikli bağlı Ben onun sılası kendimin gurbetindeyim Ben azizin hasreti Ben Meryem'in yanağındakı tüyüm Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara Ben günah kadar beyazım, o tevbe kadar kara
Sayfa 33 - diriliş
Şiir
Orhan Veli ile Sait Faik’in işi gücü yoktur. Can sıkıntısından Eftalikus kahvesinde otururlar. Oturdukları kahvede can sıkıntısından her gün birer Cumhuriyet Gazetesi alıp bulmacalarını çözmeye başlarlar. Sonraları ise bu bulmaca çözme işi aralarında bir iddiaya dönüşmeye başlar. İddia şudur; O günkü bulmacayı kim önce bitirirse karşı taraf o kişiye rakı ısmarlayacaktır. Günler böyle geçerken Sait Faik yenilgiden yenilgiye koşmaktadır. En sonunda canına tak eder ve…“Nasıl beceriyorsun lan, her gün rakıyı bana ısmarlatıyorsun?” diye serzenişte bulunur. Orhan Veli ise insanı çıldırtacak sakinlikte cevap verir… “Çünkü Cumhuriyet Gazetesi’nin bulmacalarını ben hazırlıyorum… Orhan Veli ...Ölüm yıl dönümünde saygı ve sevgiyle anıyoruz...
Gün olur, alır başımı giderim, Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda. Şu ada senin, bu ada benim, Yelkovan kuşlarının peşi sıra. Dünyalar vardır, düşünemezsiniz; Çiçekler gürültüyle açar; Gürültüyle çıkar duman topraktan. Hele martılar, hele martılar, Her bir tüylerinde ayrı telaş!... Gün olur, başıma kadar mavi; Gün olur başıma kadar güneş; Gün olur, deli gibi...
İnsan Ömrü Bu Üçten Geriye Sayar Ya Dün Bu Gün Yarın Deyip Durur Ya Sanki Ölüm Yok Sonunda Kendini Fark Eder Bazen İnsan Aynada Garantimi Akşamı Yarınının Kışın, Sonbaharın, İlkbaharın, Yazın Zaman Geçer Ansızın Bakma Geriye Dünde Kaldı Her Anın Maziyi Özler, İstikbali Gözler İçindeki Özgürlük Şu Dünya Değil Mi Üç Günlük Değil Yıllar, Yollar Değil Ömürlük İşte Her An Bir Görümlük Yaşanmaz Aşk Ne Bir Anlık Ne Bir Günlük Sevgi Var Mı Yüreğinde Bir Ömürlük? Hayat Dediğin Ne Sanki Elde Avuçta Ne Var Ki İnsan Ölmeyecek Gibi Yaşıyor Sanki Kalacak Ya Bu Dünyada Baki Hep Ertelenir Hayaller Gençlik Bir Kuş Gibi Alır Götürür Kara Yeller Bir Bakmışsın Kurduğun Hayaller Alıp Onu Da Götürür Kaçınılmaz Eceller. Belki Yarın Açılmaz, Her Sabah Uyanan O Mağrur Gözler Çıkmak İçin Dilinde Çırpınan Sözler.
Sayfa 41 - liman
Şiir
Reklam