Ömrüm boyunca şuna inandım: "Ateş düştüğü yeri yakar." Kimse kimsenin acısını tam anlamıyla çekemez. Bu yüzden görmek, duymak( hissetmek) gibi değildir. Bütün bunları bilerek yazıyorum. Hayatımda birçok kırılma noktası oldu ama bunların en acısı 6 Şubat ve 7 Ekim'dir. Deprem gecesinin sabahında haberlere bakamadım. Hep kaçmaya çalıştım ama o beni hep yakaladı. Evde otururken, çocuklarımın üstünü örterken, yiyip içerken hep içimde bir utanma duygusu yaşadım. Bir ayı aşkın kimseye selâm dahi veremedim. 7 Ekim'den sonra da aynı şeyleri hissettim. Erkek gibi gidip savaşamayınca kadın gibi oturtup ağlamanın ne olduğunu gördüm, görüyorum. Aslında yazacak çok şey var. Belki de konuşacak ama susmak her zaman en iyisidir. İçindeki seni korur.