Zamane âlimlerinin çoğu ibadete boş verirler de soğuk demiri döver dururlar. Belki halkın inancını da bozarlar. Nefslerinin isteklerine uymakla Hak adamına söverek onu ayıplarlar. Onların neticeleri ilim yüzünden cahillik ve sapıtmadır ki hiç zannetmedikleri yerden helâk olurlar.
İksir olan âleme bak, altın olur onda bakır.
Birbirinden farkı yok, ey canımın sevgilisi !
Ya neden sır ile dedi bir Mansur'a bak ? "Enel Hak!"
Ey Hakk'ın divanesi vücudu manada yak
Nefsi bilmek iki türlüdür: Biri varlığı ve yokluğu mümkün olan sıfatın ve vücudun gölge olduğunu bilmektir. Bu şekilde bilen sensin. Yani sen, bilen; Hak, bilinendir. Biri de Hakk'ın vücudunu "bir" ve bütün eşyada tecelli eden tek gerçek olarak bilmektir. Bu şekilde bilen sen değilsin, muhakkak odur. Yani "bilen" ve "bilinen" hakikat mertebesinde birdir. Bundan dolayı dediler ki Allah'ı ancak Allah bilir.