CELİL YILMAZ

CELİL YILMAZ
@celilyilmazdan
Zübük'ü Kim Büyüttü?
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:54
"Toplumun içinde karşılığı olmayan bir Zübük büyüyemez." Benim için Zübük, sadece bir siyaset hicvi değil; insanın kendi payına düşen sorumluluğu da sorgulatan bir roman oldu. Kitabı okurken sık sık bir kişiye kızmak yerine, o kişiyi mümkün kılan şartları ve insanların tercihlerini düşünmeye başladım. Aziz Nesin, mizahın arkasına sakladığı sert eleştirileriyle insanı rahatsız eden ama düşündüren bir ayna tutuyor. Spoiler vermeden söyleyebilirim ki; eğer toplum, siyaset ve insan davranışları üzerine düşündüren eserleri seviyorsanız, Zübük'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm. Bence aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini korumasının sebebi de tam olarak bu. Zübük bir siyaset romanından çok bir ahlak romanıdır. Politikacıyı anlatıyor gibi görünür ama aslında seçmeni, memuru, esnafı, din adamını, gazeteciyi, yani bütün toplumu anlatır. Sorun Zübük değildir; sorun, her dönemde yeni bir Zübük üretebilen toplumsal zihniyettir.
ZübükAziz Nesin · Nesin Yayınevi · 20128,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yıllarca sevilmeyerek kamburlaşmak. Ah acibe.
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 11:20
Bazı insanlar doğuştan yaralı değildir; yıllarca sevilmeyerek yaralanırlar. “İnsan bazen fiziksel kusurundan değil, sevgisizlikten kamburlaşır.” Acibe’nin sırtındaki kambur aslında hikâyenin görünen kısmı. Asıl kambur; aile içindeki suskunluk, annenin sevgisizliği, toplumun “ayıplı” gördüğünü görünmez yapması, insanların birbirinin yükünü taşımamasıydı. Kitap bunu çok sert ama çok insani bir yerden söylüyor. Ve bence romanın ismindeki “çok ölüm” de tam burada başlıyor. Çünkü kitapta sadece bir insan ölmüyor. Bir çocukluk ölüyor. Bir annenin vicdanı ölüyor. Bir evin içindeki merhamet ölüyor. Bir kadının kendine inanma ihtimali ölüyor. Belki en kötüsü: İnsanların birbirini gerçekten görme yeteneği ölüyor. Acibe’nin intiharı aslında “beni artık görün” diye atılmış son çığlık gibi duruyor. Ama trajik olan şu: İnsanlar onu yaşarken değil, öldükten sonra fark ediyorlar. Kitap da burada tokadı vuruyor zaten.
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026479 okunma
Krik, sen ne sadık bir dostsun.
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 19:01
Ulu Ağaç aslında çocuk kitabı gibi görünen ama yetişkinlere de sert sorular soran bir roman. Ekolojik bir eleştiri. Ah Krik. İnsan çoğu zaman “yararlı olmak” yerine bozuyor, kesiyor, sahipleniyor. İnsan doğadan uzaklaştıkça kendi ruhundan da uzaklaşıyor.
Ulu AğaçSusanna Tamaro · Zeplin Yayınevi · 2018325 okunma
İnsan biraz da anlattığı hikâyedir.
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 21:17
Bir insanın hayal ettiği hayat mı daha gerçektir, yaşamak zorunda bırakıldığı hayat mı? Belki de insan bazen hayatta kalabilmek için kendine alternatif bir gerçeklik kurar. Bir insanı gerçekten yaşatan şey biyolojik gerçekler mi, yoksa anlattığı hikâyeler mi? İnsan biraz da anlattığı hikâyedir.
Duygu ve Düşünce
Bayan Ming'in Hiç Olmayan On ÇocuğuEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20257,4bin okunma
Ruh olarak kü-çü-lü-yo-ruz.
9/10
·413 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 13:45
İnsan geçmişini gömeceği yeri bile kaybederse artık ne kalır? Aytmatov’un anlattığı “mankurtlaşma”, bugün hâlâ çok güncel hissettiriyor kendisini. İnsan teknik olarak gelişirken ruh olarak küçülüyor olabilir mi? İnsan geçmişini, köklerini ve vicdanını kaybettiğinde artık sadece yaşayan bir bedene dönüşür. Yaşamaya çalışan bedenler..
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma