“Biri ötekine anlatıp durur, ötekinin duyup duymadığının ya da anlayıp anlamadığının hiçbir önemi yoktur. Konuşuyorlar ya da hiç konuşmadan karşılıklı oturuyorlardır ya, önemli olan budur işte. Karşıdakinin dinleyip dinlememesinin hiç ama hiç önemi yoktur.”
“İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyaç yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi olmadığını görüyorsun”
Çehov’dan harika bir tiyatro metni. Altıncı koğuş kitabını daha çok sevmiştim ancak bu kitabı da oldukça keyifliydi. Moskova’ya dönme hayaliyle yaşayan üç kız kardeşin babalarının ölümü ardından yaşadıkları keder dolu hayatı konu alıyor. Yapılan yanlış evliliklerle, sevmedikleri bir kasabada sürülen hayatla, borçla, zorluklarla harmanlanarak karakterlerin acılarını hissedebileceğiniz bir metin.