Gerçek savaş, 1937'de Japonların Çin'i istilasından beri kendi gözleriyle gördüğü her şeydi. Gömülmemiş ölülerin kemiklerinin her ilkbaharda çeltik tarlalarının yüzeyine çıktığı Huangdao ve Longhua'daki eski savaş alanlarıydı. Gerçek savaş, Pudong'daki mühürlü ambarlarda koleradan ölen binlerce Çinli mülteci ve komünist askerlerin kazıklara geçirilip Bund boyunca dizilen kanlı başlarıydı. Gerçek bir savaşta kimse hangi taraftan olduğunu bilmiyordu ve bayraklar yoktu, yorumcular veya kazananlar da yoktu. Gerçek bir savaşta düşmanlar da yoktu.
Akın Özdemir cinayeti (1978, Adana)
Akın, Temmuz 1978'de Kadirli ilçesinde; çeltik üretimi yüzünden küçük üreticilerin zarara uğradığını, sıtmanın yanı sıra bağırsak enfeksiyonlarının da salgın haline dönüştüğünü açıklıyor, "Bir avuç çeltik ağasının çıkarı uğruna halk sağlığı tehdit edilemez ve küçük üreticiler köylerini, tarlalarını terk etmek zorunda bırakılamaz" diyordu. Bu nedenle çeltik ağalarının boy hedefi haline geliyordu.
Sayfa 322 - İmge
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kasaba arkasından teneke çalıyordu. Bu ses, idealist bir kaymakamın, çeltik ağalarının çıkar çarkına çomak soktuğu için uğradığı haksızlığın, ama aynı zamanda boyun eğmeyişinin sesiydi."
Her yıl, sırf çeltik yüzünden binlerce kişi, çocuk ölüyor. Onlara analar "katiller," diye bağırıyorlar. Onlar gene tınmıyorlar. Bir kasaba halkı ellerinden zar ağlıyor. Onlara yüzlerine karşı değil ama, arkadan arkaya düşman kesilmiş. Çok zaman, yalınayak, başıkabak, imanına tak demiş bir köylü, çarşının orta yerinde bir çeltikçi ağasının suratına bütün kinini kusuveriyor. Zehir gibi. Öteki oralı bile olmuyor.
Sayfa 82
Atlar öldükçe, leşleri ilaçlıyorlardı. At ölülerini yiyen kartallar da zehirlenerek öldüler. At ölüleri... Kartal ölüleri... Çukurovayı ovalıktan çıkardılar. Bugün çeltik tarlalarıyla birlikte , hiçbir ilacın üstesinden gelemediği yeni bir sinek türü oluştu.
Alıntı
Kaymakam mücadelesinin sarhoşluğu içindeydi. Gözü dünyayı görmüyordu. Çeltik aleyhine kasabada büyük bir kampanya açılmıştı. Kampanyayı böyle şiddetli, programlı yürütenler, Kör Cemalle, Mustafa Pehlivandı. Kör Cemal arzuhalciydi. İddia ediyordu ki: «Benim kardeşimi çeltik öldürdü. Çeltik olmasaydı, sinek olmazdı. Sinek olmayınca da sıtma olmazdı. Kardeşim de sıtmadan ölmezdi.» Yıllar yılı dilinde bu!