Cem Karaca
"Bana İstanbul'u anlat nasıldır, Şehirlerin şehrini anlat, nasıldır.."
Müzik
YAZAR, ŞAİR VE ÇEVİRMEN Hasan İzzettin Dinamo 1909, Ahanda köyü / Akçaabat / Trabzon doğumludur. Hasan Deniz imzasını da kullandı. Küçük yaştayken babası Birinci Dünya Savaşı sırasında Kars’ta şehit oldu, iki kız kardeşiyle birlikte şehit çocuklarının barındırıldığı Darüleytama (Öksüzler Yurdu) yerleştirildi. Çocukluğu Samsun, Beykoz-Halıcıoğlu-Bigados (Selimpaşa) / İstanbul ve Amasya öksüz yurtlarında geçti. Amasya Öksüzler Yurdundan ilkokulu bitirme belgesi aldı, ortaokula aynı kentte başladı, bir süre de sanat okulunda okuduktan sonra, ortaöğrenimini Sivas Öğretmen Okulunda (1931) tamamladı. Kendisiyle yapılan bir söyleşide, “Tesviye eğelerini bir yana bırakarak, bir demirci ocağı karşısında, Mehmet Emin biçiminde ilk şiirlerimi döktürdüm. (...) Durmadan yazıyorum. Ama bunlar aşk şiirleri değil, hep teknikle insan ilişkilerinden izlenimler taşıyan şiirlerdi. Rıza Tevfik, Yusuf Ziya, Orhan Seyfi, Enis Behiç gibi günün şairlerine kapılmıştım. Faruk Nafiz’in aşk acılarıyla dolu dünyasından gelen esinler daha sonradır. O beni kıskıvrak yakaladı diyebilirim” der. İlk şiirleri, ortaöğrenim öğrenciliği yıllarında yayımlanmaya başldı. Dinamo, Goethe’nin Werther’ini ve Faust’unu okur, çok etkilenir. Ardından Shakespeare’in Hamlet’ini tanır. “Faruk Nafiz’in pek etkili aşk ve memleket şiirleri” de üzerindeki etkilerini sürdürmektedir. Ama o günlerde Nâzım Hikmet Türkiye’ye dönmüş, 835 Satır (1929) adlı ilk şiir kitabını çıkarmıştır. Dinamo bu kitabı okur okumaz, “şiir sultanı olan Faruk Nafiz sessizce tahtından inerek, yerini Nâzım Hikmet’e bıraktı.” Dinamo bundan sonra (1930) Construcivite şiirin etkisinde yazmaya başladı. “Bu şiirin ustası, bir ara bana, Goethe ile Shakespeare’i unutturdu.” der. Bu yıllarda Sivas Öğretmen Okulunda öğrencidir. Nâzım Hikmet’e gönderdiği
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cem olmuş benlikteki trajedi algısal gerçekliği bozan fantezi insanı bütün kılan komedyadaki ince mizah... evet ruhumu parçalara bölsem alfabe olarak seni tam anlatırdı yitik giden dünyamda evrensel olarak tüm fragmanların sonundaki bitiş seni gösteriyordu dilara çopur
Veda (Talat Ülker)
Ömür ağacımı söktüm kökünden Kestim gidiyorum dal sana kalsın Kavruldum kurtuldum yaprak yükünden Estim gidiyorum yel sana kalsın Bin yanlış karıştı bir tek doğruma Gün sustu sırt döndü gece cağrima Gönül ocagımda közü bağrıma Bastım, gidiyorum kül sana kalsın Yıkadım bulanık suda yüzümü Dipsiz kuyulara attım özümü Yumdum gözlerimi yuttum sözümü Sustum ,sustum gidiyorum dil sana kalsın Yamayip aşk ile ten cüppesini Onardın gönlümün kulübesini Vuslat duvarına düş heybesini Astım ,gidiyorum tül sana kalsın Toplayıp derleyip dört yan dört köşe Ne varsa dürüpte attım ateşe Aya yıldıza güne güneşe Küstüm gidiyorum fal sana kalsın Gecenin aynası yuttu yüzümü Sabah yeli külsüz koydu közümü Ufkun ötesine diktim gözümü Kıstım gidiyorum yol sana kalsın
Bu satırları okuduğunuzda Cem Karaca düştü mü aklınıza
Düştük mapus damlarına Öğüt veren çok olur Toplasan o öğütleri Burdan köye yol olur
Müzik