..tuhaf bir şekilde, hala koşuyormuş gibi yelesi dalga dalga uçuşuyordu atın. Beyaz bir rüzgara benzeyen kuyruğu da savruluyordu yelesiyle birlikte. Koşmaya kendi gövdesinin içinde devam ediyordu sanki. Kim bilir, belki benim gözümde durmuştu da başka birinin gözünde koşuyordu o sırada; böyle olunca da iki hal, zamanın yırtılan yerinden sızıp ister istemez birbirine karışıyordu.