Sen,
Bir orospu çocuğuymuşsun,
Belki hapishanede, Belki kaldırımda doğmuşsun,
Ananla beraber kucaklarda sabahlamışsın.
O bile bilmezmiş kimden olmuşsun. Lânetlenmiş, kovulmuşsun.
Vatan sevmeye değecek kadar güzeldir amma.
Yaşamak için fırsat vermemiş talihin sana...
Sen, şehir çocuğu,
Sen orospu çocuğu, hepiniz,
Toprağın nemli bekâretindesiniz.
Kitaplarda, türkülerdesiniz.
Hatıralarınız ıssız kasabalarda kaybolmuş,
Kiminizin kızı hizmetçi,
Kiminizin karısı metres tutulmuş,
Dünya nimetlerinden kırıntılar dişlerinizde..
"Sanki öyle bir şey olacak ki... Biz... Çılgın bir kalabalığın ortasında, elimizden bir şey gelmeden yapayalnız olacağız. Bu kalabalık bizim yaşamtımıza karışacak"
Soylu tesellisi,bu zamanın sarayda yaşayanlarının "şükür etmelisiniz" demesi kadar korkunç olsa gerek.
"Biliyorum şimdi çok acı çekiyorsun, ama böyle olması daha iyi değil mi? Şu bizim yaşamımıza, kendi yaşamına baksana... İnsan gibi mi yaşıyoruz yani. Dua et ki oğlun çok acı çekmeden öldü. Yoksa hayatı boyunca çok daha fazla acı çekecekti ve yine de ölecekti. "