İslam’da zengin Müslüman, fakir Müslüman‘dan hayırlıdır. Güçlü, sağlıklı Müslüman hasta Müslüman‘dan hayırlıdır. Tıpkı; bilgili Müslüman‘ın cahil Müslüman‘dan hayırlı olduğu gibi.
Bir köşeye çekilme ve hiçbir işe karışmama, dünya işlerinden vazgeçme anlamında inziva kadar İslam’a aykırı başka bir şey olamaz. Kendisine tebliğ ve emr-i bil ma’ruf nehy-i anil-münker vazifesi verilmiş bir Müslüman asla kendini yaşadığı toplumdan tecrit edemez.
Elli İslam ülkesinin gayrisafi milli hasılası hala bir Almanya kadar etmezken “terk-i dünya” çağrısı kaleyi içten çökertmeye çalışanlarla işbirliği yapan gaflet ve delalet ehlinin işi olabilir. Dünyanın fani olması, onun asılsız, batıl olması demek değildir.
Sakal, sarık, çarşaf, misvak vs. gibi tali meselelerde oldukça mutaasıbane hassasiyet gösterenler, İslam’ın anası olan tevhid binasını yıkmaktan zerre kadar hayal etmemişlerdir.