7/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:44
"Dinle evlat! Dil kutsaldır. Ateşin çıkardığı ses, Hint'te ilk şiir sayılır. Esrârîler, ilk insanın boşluk karşısında çıkardığı ilk böğürmeyi ilk şiir sayarlar, ama aynı şeydir, farketmez. Yani biri ateşin çıtırtısına kulak vermiş, onu dinlemiş, anlamış, mitolojisine o çıtırtıyı ilk şiir olarak kaydetmiştir..."
Arka Kapak Yazısı
Esrârîler. 2000/2001Ahmet Güntan · Yapı Kredi Yayınları · 201266 okunma
Puan vermedi
Kitabı okuyorum - nihayet okumaya başladım - lakin belirteyim; bu kitap ve içindeki bilgiler bana masal gibi geliyor. Zaten açıkçası bana bir şey katması için ve yaşadığım çevreye daha iyi adapte olabilmem için okuyorum. Önceki okuduğum kitapta Gazali'nin cehennem tasvirleriyle yarışacak düzeyde bir kitap olduğu belirtilmişti(Ahirette 45 Gün). Oradan aldığım şevkle kitabı okumaya koyuldum ama daha başlarındayken bu yazılanlara - yani içeriğe - pekde inanmadığımı belirtmek isterim. Örneğin daha başlangıçta yazan rabbin kimdir veya kimin milletindensin soruları gibi(bu sorgulamalar kabirdeyken yapılıyormuş yersen) ve daha okuyacağım niceleri... Ama dediğim gibi esas okuma sebebim cehennem tasvirlerini görmek, hayal edebilmek, okumak ve bilmek. İnanmayanlarda benim gibi hikâye niyetine alıp okuyabilir. Allah'dan elimizin altında kitap hazır vardı yoksa birde temin etmek zorunda kalacaktık...(kütüphaneye sormuştum depoya kaldırılmış alamadıydım) Bilmeyenler için kitap eski dilde, lisanda tercüme edilmiş. (yani tercümeli hali bile zeman veya domuza hınzır vs. diyor, eski lisan, terimler anlıyacağınız) Bitirince önemli kısımları buraya aktarabilirim zira kimse duygu ve düşüncelerini yani yorumunu buraya aktarmamış. Kitabı okuyorum bu arada kitap gözümün önüne - bazı tasvirlerden dolayı - nedense Samanyolu Tvdeki Beşinci Boyut dizisini getiriyor. Bu arada Gazali, bidati mezhepsizcilik olarak tanıtıyor. Bende bidatçiyim o zaman ey Gazali! Yine kitap Kur'anda, Allaha yaklaşmak için vesile arayınız mealini peygamberler ve evliyalar olarak tefsir ediyor. Bu da bir eksi ben ve Cemre Demirel bunu beğenmedi. Öncelikle kitap 73 fırka olacağını(şu meşhur hadisden hareketle) ve bir fırkanın cennete gireceğini, onunda naciyye ehl-i sünnet ve'l cemaat olacağını söylüyor. Diğer 72
Kıyamet ve Ahiretİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 2012562 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·176 syf.·
2026 27. kitabı
Herkese merhaba. Ayın ilk kitabı Av Kapanı ile geldim. Sara'nın nişanlısı Mert'in av alanında "kaza" sonucunda ölmesi ile başlıyor karanlık olaylar. Sara, kısa bir süre sonra sürpriz bir telefon alır. Telefon ihbar niteliğindedir. Mert'in kaza ile ölmediğini, hatta katilin ağabeyi Doruk olduğunu söyler. Sara bunun şokunu yaşarken Doruk da ortadan kaybolur. Aradan dört yıl geçmesine rağmen Doruk'tan hiçbir haber yoktur. Sara, Komiser Yardımcısı Neşe ile tanışmasıyla ondan yardım ister. Ağabeyinin bulunması ve gerçeklerin ortaya çıkması. İkili Doruk'u bulmak ümidiyle köy evine gider. Karşılarına hiç beklemedikleri biri çıkar. Doruk ile Sara'nın çocukluk arkadaşı Avcı lakaplı Pars. Bu küçük köy evinde büyük bir hesaplaşma başlar. Tüm karanlık sırlar tek tek ortaya çıkar. Gerçeğe en çok yaklaşan ise Alp'tir. Öncelikle atmosfer hoşuma gitti. Issız bir köy evi, dışarıda yağan şiddetli yağmur ve silah sesleri. Hikâye ağır ilerliyor. Karşımıza çok fazla aksiyon çıkmıyor. Onun dışında karanlık sırlar ve bir sürü soru işareti karşılıyor bizi. Ufak tefek dönüm noktası da cabası. Bazı yerler benim için şaşırtıcıysı. Karakterler hoşuma gitti. Verdikleri tepkilerin bize aktarımı gayet iyiydi. Onlarla aynı şeyleri yaşıyor ve hissediyorsunuz. Son ise olması gerektiği gibiydi. Tatmin ediciydi. Av Kapanı'nı yazarın gelini Cemre Hanımefendi sayesinde okumuş oldum. İyiki de okumuşum. Beni bu kitapla tanıştırdığı için teşekkür ederim. Polisiye severlerin şans verip okuması gerektiği bir kitap. Av Kapanı Nilüfer Al
Polisiye / Gerilim
Av KapanıNilüfer Al · Doğan Solibri Yayınları · 20263 okunma
Tasavvuf saçmalığı
Puan vermedi
Harika bir kitap. Tasavvufu, müslümanlığın bir parçası gibi gösteren ve şirk yayan hocaları tabiri caizse kelimelerle dövmüş. spiritüalizm, vahdeti vucud, vahdeti şuhud, panteist, panenteist gibi çoğu şey vs ... ilginiz varsa mutlaka okuyun
Bir Başka Din: TasavvufCemre Demirel · Düşün Yayınları · 2017804 okunma
Dilek Tarıncı - Lal Yaralar Yorumu
Puan vermedi·464 syf.··
2025 20. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2025 23:42
Dilek Tarıncı Lal - Özgürlükler Lal serisinin ikinci kitabıyla tam gaz devam ediyoruz her şeye. Cemre'yi hem haklı buldum hem de çok sinir oldum açıkcası. Bu kitapta da yine hor görülmeler, küçük düşürülmeler vardı en çok Eliza'ya sinir oldum bu konuda. Özür dileyen birine hele ki zamanında eski arkadaşın bile olsa dahi bunu yapmamalıydı bence. Cemre şu senin ilk iki kitabı boyunca o kadar haksızlığa uğradı ki kızcağız! Kuvars'ı ilk kitaptan beri çok seviyorum o kadar iyiydi ki ilişkisinde ve davranışlarında. Cemre'nin mallığına rağmen onu bırakmadı fakat kitabı sonunda öyle şeyler oldu ki! Ben 'Kuvarsım yapmaz' diyorum. Cemre bence güçlü olmaya çalışıyordu fakat o zamanki psikolojisi onu öyle kötü yaptı ki yani ne kadar sinirlensem, ne kadar kızsam da yani kızın yaşadığı şeyler pek de normal şeyler değildi bence. Bir şekilde 'Kuvars'la evlensem de üniversite okuyabilirim' düşüncesi yerine başka başka işler yaptı birde sınavı kötü geçse de yine de sonuç görmeden paçaları sıvaması çok aptalca geldi. (Genelde kötü geçenler ve onu söyleyenler yüksek yapıyor kdkdkdkkdks) Cemre Hep kuvars'ın yanında kendin yetersiz eksik hissetti. Bir de tabii ki konuşmaması da onu etkiliyordu ama böyle olmamalıydı bence yani Elbette etkiler ama bilemiyorum. Cemre öyle bir buhrandaydı ki inşallah çıkarsın canım. Çünkü ben bile depresyona sokacaktın neyse efenim çok güzel bir kitaptı, çok güzel bir seridir kendisi. Serinin devamı olan Lal Yaralar'ı sabırsızlıkla bekliyorum!!!! * 7.5/10 * +18 azıcık var
Lal - ÖzgürlüklerDilek Tarıncı · Ephesus Yayınları · 2023183 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 90. kitabı
Serinin ilk kitabını biraz hatırlatmam gerekirse, sevgi eksikliğiyle yoğrulmuş bir hayatın içinden konuşan Cemre’nin hikayesi , annesinin ölümünden sonra haksız bir suçluluğun yükünü omuzlamak zorunda kalmasıyla derinleşmişti, pandemi döneminde yaşanan bu kaybın sorumlusu olarak babası ve ablası tarafından görülmesi, onu hem aile içinde yalnızlaştırdı hem de duygusal olarak yıprattı. Kendini savunmaya çalışsa da giderek dışlanan, evdeki çatışmaların ortasında büyümek zorunda kalan Cemre, aradığı sevgiyi dış dünyada bulmaya yöneldi ancak burada da beklediğini bulamadı. Tüm bu yaşadıkları, aslında insanın en çok kendine şefkat göstermesi gerektiğini vurgularken, hayatın zorluklarına rağmen ayakta kalmanın ve yaşamaya devam etmenin önemini hissettiren bir anlatıya dönüştü. Sonunda ise herkesin Cemre’nin artık yaşamda olmadığını düşündüğü bir sonla bitmişti. Hikaye kaldığı yerden devam ediyor… Kendisinden sonra dünyada neler olacak elbette ki merak konusu, elbette herkes üzgün görünüyor belki pişmanlıkları var bilmiyoruz ama herkes hayatına devam edecekti eninde sonunda. Cemre de aynısını yaptı ve yolları Enes’le kesişti. Kendisinin de söylediğiğine göre tek kitapta iki hikaye anlatacak, biri kendisinin diğeri ise Berrin‘in… Ve başlıyor hikayeyi anlatmaya… Yerini sevmeyen saksı çiçekleri gibi sanki her birinin yaşamı. Aslında köklenmeye çalışırken yanlış yerde olduğunu fark eden… Kitabın dili oldukça akıcı ve anlattığı yaşamlar bir o kadar da hayatın içinden. Bir de düşünmeden edemiyor insan, kaç yaşamın içinden geçiyoruz kim bilir… ya da insan ömrü boyunca yeniden ve yine yeniden kaç hayat kurabilir kendisine? “İnsanın dünyası nasıl mı değişir? Kendisine yeni bir dünya yaratarak. Hayatımızı ve içinde bulunan insanları değiştirince dünyamız da değişebilirdi. Bazen
Ben YokkenMeryem Nart · Ephesus Yayınları · 20267 okunma