Nihal, Ender ve Çetin üçünü ayrı yazmak istemiyorsunuz kitabı okuduktan sonra.
Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı'nın okuduğum ilk kitabı, aşk üzerine, dostluk üzerine yazılmış tavsiye edilesi kitap.
Kitap her ne kadar aşk ve dostluk üzerine olsa da tamamen bir olay hikayesi beklemeyin daha çok durum anlatıcılığı hakim. Bir kaykaydan kayarcasına sürtünmesiz, herhangi bir engele takılmadan okuyacağınız akıcılığa sahip. Cinsiyetten bağımsız bazen Ender, bazen Çetin bazen Nihal olacağınız, kendinizden çok fazla şey bulacağınız, durup düşüneceğiniz, altını çizeceğiniz, adeta bütünleşeceğiniz bir anlatım.
Bundan sonrası çok detaylı olmayan spoiler içeriyor!
Hikaye Ender'in ağzından anlatılıyor, başkahramanlarımız Çetin, Nihal ve Ender. Çetin ve Ender uzun süredir dost olay 40'a merdiven dayamış aynı evde yaşayan iki kahramanımız, Nihal ise onlarla kalmaya başlayan üniversite öğrencisi. Kitabın bütünü aslında Nihal'in 2 kafadarla beraber kalmasıyla başlıyor.
Kitabın anlatımına gelecek olursak. Geçmişe dair anılarla içerik zenginleştiriliyor, olaylar arasında bağlar kuruluyor. Parantezler arasında sert zaman geçişleri var bunlar bazen "ne oluyor abi" dedirtse de, tekrar okumanıza sebep olsa da okudukça daha da güzel bir tat kattığı anlaşılıyor. Parantez içlerindeki konuşmalar var bi de günlük dille, oldukça akıcı ve anlaşılır yazılmış kısımlar. Bu parantez içlerinde Ender Çetin'le konuşuyor ve çoğu olaydan, durumdan bir nevi kendi düşüncelerini dile getirerek, ufak ayrıntılar vererek hem zenginlik katıyor hem de oldukça netliğe kavuşturuyor hikayeyi.
Kitaptan birkaç alıntı ile daha da netleşmesini sağlayayım kitabın içeriğinin.
"... arzu ahlakla çatışma eğilimi gösterirse, ilişkinin de hesap içi olması zorunluluktur, derim."
" İçimizden geçtiğini, içimizden