9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Harleigh Beck kaleminden Saplantı kitabının yorumu ile geldim Nisan ayının sıradaki kitabı 2025 yılı basımlı 500 sayfalık bir kitap "O benim hem cennetim hem de cehennemimdi." •Ahlakın, vicdanın ve aşkın en karanlık dehlizlerinde yapılan çok tehlikeli bir yolculuk. 9 kural Savannah’ın hayatta kalma rehberi. Ama Robbie Hammond ile tanıştığında, bu kuralların her biri paramparça oluyor. •45 yaşlarında idamına sadece bir yıl kalmış, 14 kadını öldürmekle suçlanan ve 16 yıldır hücre hapsinde olan azılı seri katil Robbie Hammond ile 20'li yaşlarında mesleğe yeni başlamış genç muhabir Savannah Campbell. Savannah, hapishane koridorlarında Robbie’nin buz mavisi gözleriyle karşılaştığında, aslında sadece bir katille değil, kendi geçmişinin gölgeleriyle de yüzleşiyor. Bir yanda ülkeyi kasıp kavuran Köprü Katili gizemi, diğer yanda bu iki yaralı ruhun arasındaki o hastalıklı, karanlık ve çekim gücü yüksek bağ. Robbie: O sadece bir mahkûm değil; manipülasyon ustası, karizmatik ve bir o kadar da vahşi. Çocukluğu bir köpek kafesinde, kilitler ardında geçmiş bir adamın nasıl bir canavara dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Bir yanda da Savannah’ı korumak için her şeyi göze alan o saplantılı sadakati. Savannah: Görünürde masum ama aslında içinde büyük bir boşluk taşıyor. Onun tarafından izlenmek, her zaman güvende hissetmemi sağladı diyecek kadar bu karanlığa teslim olmuş bir kadın. Köprü Katili: Ve tabii ki dışarıda kol gezen, gizemiyle herkesi korkutan o Köprü Katili meselesi. Olaylar öyle bir noktada kesişiyor ki, Robbie’nin mi yoksa dışarıdaki gizli avcıların mı daha tehlikeli olduğunu sorgularken buluyorsunuz kendinizi. •Harleigh Beck’in kalemi gerçekten çok keskin. Karakterlerin psikolojik derinliğini, travmatik detayları öyle bir anlatmış ki, bir katile
SaplantıHarleigh Beck · Prime Kitap · 2025228 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 14:33
Merhaba , Vermiş oldukları emekler ve çalışmalarından ötürü sevgili Ahmet Bulut'tan ve Gülseren Gümüş Hanımefendi'den Allah razı olsun. Kitabın özellikle hanımlara hitap eden kısmını kaleme alan Gülseren Gümüş Hanımefendi'ye Allah'tan rahmet diliyorum. Kitapta tasvir etmeye ve tavsiye etmeye çalıştığı dünya cennetinin karşılığını inşallah ebedi alemde nail olmuştur. Kitap 2 ana bölümden oluşmakta. Ahmet Bulut beyfendi'nin kaleme almış olduğum bölüm , evlenecek çağda olup ancak kafası karışık olan , modernleşen bu dünyada dizini çöküp "Ben Ne Yapmalıyım ? , Nasıl davranmalıyım ? Bana önerileriniz nelerdir ?" sorularını sorabileceğimiz bir büyüğü kolay kolay bulamayan gençlerimiz için bir rehber niteliği taşımakta.Ben bu bölümden oldukça istifade ettim. Gülseren hanımın yazmış olduğu bölümde ise daha duygusal bir üslup izlenmekte. Bundan sebep duygusal ve romanlaştırılışmış bir üslup sevenler bu bölümden istifade edecektir. Kitabın özü evlilik dünya ve ebedi alemde müşterek bir yoldaşlık.İnsan evlendiğinde biriciği eşi oluyor. Bu hayatta ise bizler en sevdiklerimizi kırmakta mahiriz. Kırmadan , saygı ve sevgi ile , islamın kurllarına uyan müminler olarak bu hayatı yaşarsak , sadece bu dünyada değil ebedi alemde de yaşantımızı cennete çevirebiliriz. Bununda yolu eşlerden geçiyor ve bu yüzden de kitabın mottosu "Cennetim olur muşun ?"Sözü uzatmadan Rabbim tez zamanda tüm bekarlarımızı Allahın rızasını kazandırabilecek , iki cihan saadeti sunabilecek bir evlilik ile taçlandırsın. Amin. “Ey huzura kavuşmuş insan ! Hoşnut olmuş ve hoşnut etmiş olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına karış ve cennetime gir!”(Fecr,27-30) Ahmet Bulut Aşkın Ev Hali Gülseren Gümüş
Aşkın Ev HaliAhmet Bulut · Timaş Yayınları · 2018868 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·576 syf.··
2025 52. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 18:53
Alamut Spoiler içerir. Okudum bitti. Bu kitabı okurken sürekli Vay be Vay be diyerek okudum . Uzun zamandır kitaplığımda olan bir kitaptı ve sonunda okuduğum için de mutluyum. Aşırı derecede akıcıydı sürükleyiciydi. Elime aldığım anlar 100 sayfadan aşağı okumadım diyebilirim. Araya başka kitapla almamış olsaydım daha da okurdum da çapraz okumalarda bu kadar okuyabilmiştim günlük. Hasan Sabbah'ın gerçekte var olmuş olması ve zekasını kötü emeller için kullanması üzücü. Keşke daha faydalı şeylerde kullanabilseydi zekasını. Kitabı okurken hem araştırdık hem de sürekli sohbet halinde ilerledik. Bu arada Hasan Sabbah'ın zekası gerçekten hafife alınacak bir şey değil Alamut kalesini almak için yapmış olduğu şeyler ve insanların beynini öyle güzel yıkayıp kendine kul köle ettiriyor ki anlatamam. Adamın zerre kimseye acıması yok. Cennetim anahtarı bende diye kaç kişiyi inandırıyor. Seçtiği fedailere haşhaşi verip kendisinin dediği her şeyi yaptırıyor. İbni Tahir senden umudum vardı ama sen tam hayal kırıklığı oldun benim için. Bu arada Alamut Kalesi ele geçirmeye çok çalışıyorlar ama olamıyorlar. Hasan Sabbah yaşadığı müddetçe yaklaşım oluyor ama tam anlamıyla başarılı olamıyorlar adam öyle bir şeye sahip ki herkes ama herkesi kendisine çekmeyi başarabiliyor. Düşünün yani düşmanlarının bile aklıyla oynayabiliyor. Araştırmalarıma göre de Alamut o öldükten sonra Moğollar tarafından patlatılarak yok ediliyor. Neyse daha fazlası için kitabı okuyun derim. Üzerinde sohbet ederiz. Evet kimler okudu bakalım?
AlamutJames Boschert · Yurt Kitap Yayın · 20125,9bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 29. kitabı
Buna Can Dayanır Mı? . “Ben miydim bu dünyaya bu kadar anlam yükleyen? Yoksa sen misin bu sürgün yerini bile bana cennet gösteren? Artık cennetim yok. Bir cehennem çukurunda acıyla kavruluyor yüreğim.” Sevda ile acının, umut ile kırılmanın iç içe geçtiği bu hikâyede insan, kendi kalbinin karanlığına da ışığına da şahit olur. Çünkü insan, umduğu ile bulduğu arasında kalan bir ayraçtır. Ve o ayracın tam ortasında tek bir soru yankılanır: BUNA CAN DAYANIR MI? . Hayatın gerçeklerini bir kez daha gözler önüne seren bir kitapla geldim size; Yazarın kalemiyle ilk defa tanışmış olsam da açıkçası sevdim ve bir saate çok rahat okunabilecek bir kitaptı. . Geçim korkusu yüzünden şehre daha iyi bir gelecek için hayalleri için çalışmaya gelmeye karar veren Ali arkasında sevdiği Gülizar'ın kendisini beklediği umudu ile çok mutlu ve heyecanlıdır ama İstanbula geldiği zamanda aynı hisleri yaşayabilecek miydi?.. . Bazen olmayan şeylerden vazgeçmek lazım. Bu bir pes ediş değil daha iyi olaylar için yeni imkanlara fırsat vermektir. Alide de bu vazgeçmeyiş hırs görmeden kendini yiyip bitiriyor hatta tüketiyor. Hayatta hiç bir şeye hayatımızın sonuna kadar bağımlı olmamalıyız. Buna Can Dayanır mı? Metehan Baltacı
Buna Can Dayanır mı?Metehan Baltacı · Çıra Yayınları · 202547 okunma
8/10
·160 syf.··
2025 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 01:11
Bahadır Cüneyt Yalçın’ın yepyeni kitabı “Yine Şapşallar” isminden de tahmin edilebileceği üzere ilk öykü kitabı “Şapşallar”ın izinden ilerleyen ve o kitaptaki öykülerin niteliğini taşıyan bir kitap. Toplam 17 öyküye yazarın şahsi bir ek olarak dahil ettiği “Mizah Korteji” isimli-ki en sevdiğim bölüm oldu- öykü/anlatı barındıran kitap, okuruna son derece akıcı bir anlatım sunuyor. Öykü sayısının fazla olması, hepsinin mizah içerikli olması ve mizah içeren edebiyatın kolay bulunmaması sebebiyle ben BCY öykülerini zamana yayarak ve diğer kitaplarımın arasında okumayı tercih ediyordum ki “Yine Şapşallar” buna izin vermeyerek bir solukta kendini okuttu. Birbirinden keyifli öyküler arasında en sevdiklerim “Kurbağa ile Kasis” ve “Çok Uzun Saçlı Kovboy” oldu. Bir kez daha anladım ki ben BCY’nin uzun öykülerini ve gündelik hayatla, dramaya yerleştirdiği incelikli mizahını çok daha fazla seviyorum. Hele son bölümde yer alan ve yerli/yabancı mizah ustalarına bir saygı niteliğinde olan “Mizah Korteji”ne bayıldım. “Aklımın yemyeşil bahçesidir,dünyevi cennetim mizahtır.” diyen @bahadircuneytyalcin , iyi ki varsın ve bizi mizahınla buluşturarak yüzlerde tebessüme neden oluyorsun
Yine ŞapşallarBahadır Cüneyt Yalçın · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20258 okunma
Cenneti de sen seçersin, cehennemi seçtiğin gibi…
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 25. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2025 07:00
Zihnim kendi cennetim ve kendi cehennemimdir. John Milton ’un Yitirilen Cennet’i, yalnızca bir destan değil, insanlığın düşüşünü ve varoluşun en temel çatışmalarını sorgulatan bir felsefi şiir. Tanrı’ya başkaldıran Şeytan’ın cehenneme sürülüşüyle açılıyor, Adem ile Havva’nın cennetten kovuluşuyla son buluyor. Ancak anlatının asıl gücü, bu olayların ötesinde taşıdığı evrensel sorularda yatıyor: İtaat mi özgürlük mü? Masumiyet mi bilgi mi? Milton, destanı boyunca Şeytan’ı trajik bir kahraman gibi resmetmiş. Onun sözleri, korku ile hayranlığı aynı anda hissettiriyor. “Karanlıkta hüküm sürmek, aydınlıkta hizmet etmekten iyidir.” Bu cümle, Şeytan’ın gururunu ve trajedisini dile getirmeye yetiyor bence. Eserin en etkileyici yanlarından biri, yazarın özgür irade üzerine yaptığı sorgulamalardı. Adem ve Havva’nın düşüşü, kör bir kaderin değil, bilinçli bir seçimin sonucudur. Milton, böylece sorumluluğun da insanın omuzlarına ait olduğunu söylüyor. “Tanrı özgürlük verdi; kulluk etsinler diye değil, kendi iradeleriyle seçsinler diye.” Okuma deneyimime gelirsem… Yitirilen Cennet güzel bir yolculuk oldu benim için. Dili yoğun, göndermeleri derin ve betimlemeleri görkemli. (Neyse ki açıklamalar yeterliydi.) Her bölüm, klasik destanların görkemiyle örülmüş; Homeros ’un, Vergilius ’un mirasını taşıyor. Milton’un kelimeleri o kadar derin ve zamansız ki, sık sık “işte bu, tam da böyle” dedim. Özellikle özgür irade, insanın arzuları ve cennetin kaybı üzerine söylediği sözler beni çok etkiledi. Sanki yüzyıllar öncesinden bugünün insanına yazılmış gibiydi. Benim için en çarpıcı anlardan biri, Havva’nın kendi seçimleri üzerine düşündüğü bölümler oldu. İnsanlığın “ilk günahı” bir hatadan öte, merakın ve bilginin bedeli gibi okunuyor. Bu da destanı yalnızca dini bir anlatı olmaktan çıkarıp,
Edebiyat
Yitirilen CennetJohn Milton · İthaki Yayınları · 20211,442 okunma