İstanbul

İstanbul

, bir kitap okudu
Puan vermedi·68 syf.·
2021 19. kitabı
Anton Çehov
8.1/10 · 87,3bin okunma
Reklam
Akıl, hayvanlar ve insanlar arasında keskin bir sınır çizer, insandaki ilahi yöne ışık tutar, hatta bir derece ye kadar gerçekte var olmayan ölümsüzlüğün yerini tutar. Buradan yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki akıl, elimizde olan yegâne zevk kaynağıdır. Etrafımızda akla dair hiçbir şey görmüyor, duymuyoruz, bu da zevkten mahrum oldu ğumuz anlamına geliyor. Gerçi elimizin altında kitaplar var, ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor. Çok da doğru olmayan bir kıyaslama yapmama müsaade edecek olursanız, bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.
Babalar ölür, ama oğullar onu yaşatırlar
Oğullar bizden akıllı, bizden bilgili, bizden ileri olsunlar. Kendilerine de, başkalarına da yararlı olsunlar. Biz de bunun için babayız. Oğullarımızın bizden daha bilgili, daha başarılı olmasını dileriz. Hayatın anlamı da budur.
Şimdiki ağlayışı, ömür boyu yitirdiği her şey içindi: Artık hiç göremeyeceği Çora için, işlediği suçlar için, karşısında duran Bibican için, kader ikisini ayırdığı için, o müthiş fırtınalı gece için, Bibican'ın yarsız ve yalnız kalması bir mutlu ve aydınlık gün görmeden yaşlanıp gitmesi içindi... Karalara bürünmüş Gülsarı için, çektiği bunca sıkıntı için ve eziyetler için, dile getiremeyip içine attığı her şey için ağlıyordu. Neler neler içindi o gözyaşları...
Reklam