Yürüyorum; ama çirkefe, rezilliğe mi, yoksa aydınlığa, sevince mi gittiğimi bilmiyorum. Bütün felaket bunda. Zaten bu dünyada muamma olmayan ne var ki!
Vezir Piri Paşa, yarı ciddi yarı şaka olarak, Yavuz Sultan Selim'e şunu söylemeye cesaret etmişti:
“Padişahım, bu sadık kulunu da er veya geç bir bahane ile öldüreceğini biliyorum. O gün gelmeden bu dünyadaki işlerimi düzeltmek için ve öbür dünyaya hazırlanabilmek bana birkaç saat izin vermez misiniz?”
Padişah, kahkahayla gülmekten kendisini alıkoyamayarak:
“Gerçekten, çoktan beri ben de onu düşünüyorum. Ancak veziriazamlık görevini senin gibi görebilecek bir kimse bulamıyorum. Yoksa dileğini yerine getirmek benim için kolaydır.” cevabını vermişti.