Sokakta bir küçücük köpek görmüş Köroğlu. Köpek küçücük, el kadar. Dört beş kocaman kocaman köpek, araya almışlar küçük köpeği. Saldırırlar. Küçük köpek kaçmaz, kendini savunur. Savunduğu gibi, onları yener de... Her birini bir yana dağıtır, yoluna gider. İşte Köroğlu bunu görür. Bu dövüşü seyreder.
Demek, der Köroğlu, bir küçük köpek!... Yürekli olunca... Ondan sonradır ki Köroğlu, Köroğlu olur. Korkmaz.
Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öğle ikindin, akşamlayın başkadır.
Ölüm önemli değildir, nasıl olsa gelir. Ölümsüzlük önemli değildir, nasıl olsa gelmez. Önemli olan mutlu verimli olmaktır bu evrende. Eğer becerirseniz mutluluk ve verim size gelir, becerirseniz üretirsiniz onu, beceremezseniz hiçbir şeyiniz yok demektir.
Tek mesele olmak ya da olmamak değildir, nasıl “olduğunuz” da önemlidir.