“Her insanın ruhunun diğer insanlarla bir şeyler paylaşması, gezip görmesi gerekir. O ruh hayatta bunları yaşayamazsa bunu ölümden sonra yapmaya mahkumdur. Dünyayı dolaşmakla lanetlenir, yaşayamadıklarını ölümden sonra görür ama tecrübe edemeden uzaktan bakar!”
Tolstoy, kendi roman yazma sürecinin esrarengiz bir yol izlediğinin farkındaydı: “Biliyor musunuz, bazen bir şey yazmak için masaya oturuyorum ve birden kendimi daha geniş bir yolda buluyorum, eser genişliyor. Anna Karenina’da da böyle oldu.”