Ne var ki, her ölüde olduğu gibi, yüzü yaşarken olduğundan daha güzel, özellikle daha anlamlıydı. Yüzünde, yapılması gerekenin yapıldığı, üstelik doğru yapıldığı anlatımı vardı. Bu anlatımda ayrıca, yaşayanlara bir sitem ya da anımsatma da vardı.
Üslup zihnin fizyonomisidir ve mizaç yahut kişilik için bedenin fizyonomisinden daha güvenli bir ipucu sunar. Bir başka kimsenin üslubunu taklit etmek bir maske takmaya benzer. Maske ne kadar güzel olursa olsun cansız olduğu için çok geçmeden yavan ve tahammül edilmez bir şey haline gelir; dolayısıyla tasavvur edilebilecek en çirkin çehre bile olsa değil mi ki canlıdır, maskeden daha iyidir.
Bütün bunlardan kağıt üzerine dökülen düşüncelerin kumsaldaki ayak izlerinden farklı olmadığı sonucuna varılabilir: Doğru, adamın yürüdüğü yolu görürsünüz fakat yolda ne gördüğünü bilmek için onun gözlerine ihtiyaç duyarsınız.