"Her insanın içinde öfke vardır, bazılarında bastırılmış bazılarında dışa vurulmuş. Tıpkı hepimizin beyninin sorunlu olması gibi, hiçbir insan normal değildi, her büyüyen insanın zihni deliriyordu. Bazıları bastırılmış, bazıları dışa vurulmuş. Dünya tozpembe değildi ve hepimiz bunu biliyorduk, sadece bazıları buna kanmayı seçiyordu. Vahşet hakimdi dünyaya, el kadar bebeklerin öldüğü, güçlünün ve kötünün her zaman kazandığı, barbarca bir savaşın içindeydik belki en masumumuz bile.
Bunu yapan dünyaydı, bu pis dünya. Her saniye görüp, artık normal karşıladığımız vahşet dolu ölüm haberleri, büyük savaşlar, açlık, hastalıklar ve daha nicesi. İşte bu yüzden hepimiz deliydik, normal bir insanın kaldırabileceği bir gezegen değildi dünya."
"Yaşam bir labirentti. Varoluş nedeni olmayan biz fani insanların yaşadığı bir labirent. Kendimize göre büyük yaşamlarımız ve aslında bir toz tanesinden büyük olmayan bir andık. Dünyadan öyle hızlı gidecektik ki hiçbir şey anlamayacaktık. Biz sadece büyük dünyanın, milyarlık yaşamında gelip geçen ve nesli tükenecek olan basit canlılardık. Kendimizi fazla abartıyorduk ama gerçek buydu, toz parçası."