Şeyma Ceren Görmüş

DÜNYAYA AÇILAN TEKNE
9/10
·295 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 17:43
Bazı kitaplar daha ilk sayfada karakteriyle sizi yakalar. Onu tanımak, hikayesini öğrenmek istersiniz. Elaine Feeney, Jamie karakterini öyle içten yazmış ki daha ilk anda kendinizi onun dünyasına ait hissediyorsunuz. Jamie, doğum esnasında annesini kaybetmiş, farklı bir çocuk. Babasıyla birlikte yaşıyor. Sürekli hareket eden bir makine yapmak istiyor ve bu hayalinin altında aslında çok daha derin bir anlam yatıyor. Yeni bir okula başlıyor ve biz de kitap boyunca onun yaşadıklarına, zihnindeki sorulara ve hayatına dokunan iki öğretmene tanık oluyoruz. Jamie kurgu bir karakter olabilir, ama onun yaşadığı zorluklar gerçek hayatta her yerde karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki toplum olarak farklı olana pek tahammülümüz yok. Ya da bazen sadece kendimizi iyi hissetmek için samimiyetsiz bir ilgi gösteriyoruz. Pek çok ebeveyn, vicdanını rahatlatacak kadar anlayışlı davranır ama kendi çocuğunun farklı biriyle arkadaşlık etmesini istemez. Konu farklı çocukları topluma dahil etmek olunca zorlaşıyor. Onlarla karşılaşmak bile olağan bir durum olmaktan çıkıyor; ancak o an geldiğinde çocuklara nasıl davranmaları gerektiği öğretiliyor — ya da daha kötüsü, uzak durmaları tembihleniyor. Farklı çocuklar, ne yazık ki hayatın olağan akışı içinde “sıradan” olamıyorlar. Zorbalığa uğramadan ya da “sen farklısın” bakışlarına maruz kalmadan büyümeleri neredeyse imkânsız hale geliyor. Kitabı okurken düşündüğüm şu oldu: Farklı ya da değil, iyi koşullarda hayata başlamış ya da başlamamış olalım, aslında hepimiz içimizde benzer sorular taşıyoruz. Aynı döngülerde, aynı sancılarla büyüyoruz. Ve dünya var oldukça bu döngüler de birbirini izlemeye devam edecek. Elaine Feeney ile bu kitapla tanıştım. Kurgu olsa da diyaloglar ve hayata dair sorgulamalar öylesine sahiciydi ki, kitap boyunca kendimi bir
1000Kitap
Dünyaya Açılan TekneElaine Feeney · Kairos Kitap · 2024309 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Davut ve Golyat
Puan vermedi·276 syf.··
2025 6. kitabı
Davut ve Golyat Güçsüzün güçlüyü yendiği hikâyeler bana her zaman, gerçeklerden çok insanların kendilerini iyi hissetmek için uydurduğu masallar gibi gelmiştir. Davut ve Golyat hikâyesi de benim için öyleydi — ta ki Malcolm Gladwell’in bu hikâyeyi bambaşka bir yerden ele aldığını görene kadar. Gladwell’in anlatımıyla fark ettim ki bu hikâye, aslında güçsüzün güçlüyü yenmesi değil; güçsüz görünenin, güçlü görüneni yenmesidir ve “güç “, “engel”, “avantaj” gibi kavramların bazı hikayelerde bize bir olgu gibi gelse de baktığımız yere göre tamamen değişmesidir. İşte beni kitabın içine çeken de tam olarak bu oldu: ezberleri bozması. Malcolm Gladwell kitabında, Davut ve Golyat metaforunu yalnızca bir başlangıç olarak kullanıyor. Ardından okuru, tarihten, tıptan, eğitimden ve toplumsal hareketlerden örneklerle zihin açıcı bir yolculuğa çıkarıyor. Örneğin; Birinci Dünya Savaşı’nda Vahabilerin direnişi, geleneksel lösemi tedavisine karşı farklı bir yaklaşım geliştiren doktor, yurttaşlık hakları mücadelesi… Gladwell her hikâyede aynı soruyu soruyor: Gerçekten dezavantajlı olan kim? Ve neye göre? Kitabın ilk bölümlerinde eksiklik gibi görünen şeylerin nasıl avantaja dönüşebileceğini gösteren örneklerle karşılaşıyoruz. Sonraki bölümlerde “makul düzeyde zorluk” kavramı öne çıkıyor; yani hayatın belli zorluklarının insanları daha dirençli ve başarılı kıldığı. Son olarak ise meşru olmayan gücün toplumsal direnç yaratabileceği fikriyle kitap kapanıyor. Kitap boyunca birçok fikirle hemfikir olsam da, bazı örnekler bana göre amacın önüne geçiyor. Özellikle kaplumbağa ve geyik hikâyesi bu duruma örnek. Bu hikâyede; bir koşu yarışında kaplumbağa, yol boyunca akrabalarını yerleştirip final çizgisinde kendisi bekleyerek geyiği hileyle geçiyor. Geyik “Yine de dünyanın en hızlı
Duygu ve Düşünce
Davut ve GolyatMalcolm Gladwell · Mediacat Yayıncılık · 2023512 okunma
İnsan olmak
10/10
·184 syf.··
2024 6. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2024 09:24
Şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasından bir başucu kitabı seçmem gerekseydi bu kitap Engin Geçtan’ın İnsan Olmak kitabı olurdu. Bu kitabın bir kere değil birkaç kere okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.Neden? Öfke, değersizlik, yalnızlık, engellenmişlik hissi, kaygı gibi hayatımızdaki temel duyguları nasılıyla, nedeniyle ve yetiştiğimiz ortamla ilişkilendirerek bize anlatıyor. İkincisi hepimizin zaman zaman hissettiği olumsuz duyguların aslında evrensel olduğunu bize anlatıyor. Bunun farkındalığı da kendimize karşı daha dürüst olmamıza ve kendimizi kendimize daha derinden açmamıza olanak sağlıyor. Bu kitabı baş ucu kitabı olarak seçmemin diğer bir sebebi ise okurken her paragrafta hayatımdan birini bulmam oldu. Kitap yakın veya uzak çevremizdeki insanlarda anlamlandıramadığımız birçok hareketin farklı sebepleri olabileceğini gözler önüne sererek insanları daha iyi anlamamızı sağlıyor. Kitaptan bir cümle seçmem gerekirse eğer bu cümle “Çünkü iyi insan, çevresine olduğu kadar kendine karşı da iyi insandır” cümlesi olurdu. Çünkü bazen farketmeden en büyük haksızlıkları kendimize yapıyoruz. En ağır eleştirilerle kendimizi üzüyoruz. Etrafımıza gösterdiğimiz anlayışı toleransı kendimize göstermiyoruz. Oysa başkalarını sevmek için önce kendimizi sevmeli, başkalarına anlayış göstermek için önce kendimizi anlamalıyız. Bu kitabı özellikle ebeveynlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Bazen önemsiz gördüğümüz düşünmeden yaptığımız veya geçmişten getirdiğimiz davranışların bir çocuğun hayatında nasıl kalıcı etkiler bıraktığını kitap bize açıkça anlatıyor. Yetişkinlik çağına gelen bu çocuklar kimimizin eşi kimimizin dostu kimimizin patronu olarak toplumda yer alıyor ve bu yanlış yer etmiş davranışlar doğrudan ya da dolaylı hepimizi etkiliyor. Kitap 35
İnsan Olmak
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
9/10
·413 syf.··
2022 10. kitabı
Bu yerlerde trenler doğudan batıya batıdan doğuya gider gelirlerdi... Lise yıllarından itibaren adını duyduğum bu eseri storytel'den dinledim. İlk başta 15 saat olduğunu görünce bir an tereddüt ettim ancak gerek dili gerek hikayesi olsun kitap aktı gitti. Hayatta gerçekten de bazı günler vardır ki o günler bir asra bedeldir. O günlerde tüm hayatımız gözlerimizin önünden geçer gider. Böyle günlerin teması bazen bir yakınımızın kaybı bazen bir ayrılık bazen bir vedadır. Bu kitapta da Boranlı Yedigey'in yakın dostu Kazangap'ın vefatı üzerine başlayan öykümüz arka planda o güne kadar yaşanan olaylar ile devam ediyor.Hikayemiz sadece Yedigey'in yaşadığı olaylarla kalmıyor. Soğuk savaş döneminin uzay yarışı da kitapta işlenmiş. Aynı zamanda efsanelere de yer verilmiş. Kitabın beni en çok etkileyen bölümü de bu efsanelerden biri olan Nayman Ana efsanesiydi. Kitap o dönemde Ruslar tarafından yapılanlar, efsaneler ve Yedigey'in değerlerine bağlılığı tarafından oldukça öğretici ve dersler çıkarılması gereken bir kitaptı. Benim çıkardığım derslerden biri de insanlar ve dünya dün de aynıydı bugün de aynı yarın da aynı olma ihtimali yüksek. Sanırım Ormangögsü gezegenler barış içinde yaşarken bizim barıştan uzak olmamız bu aynılıktandır. Kitapla ilgi tek eleştirim son sayfalarda olayın fazla uzatılmasıdır. Başlangıç noktası cenazenin defnedilmesi olduğu için orada aktarılmak istenen biraz daha kısa verilebilirdi. Her yönden çok keyifli bir kitaptı. İyi okumalar.
Gün Olur Asra Bedel
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202655,9bin okunma
Veronika Ölmek İstiyor
9/10
·216 syf.··
2022 7. kitabı
Bana göre bir kitabın hayatımıza kattığı değer bizi ne kadar düşündürebildiği ile doğru orantılıdır. Bu kitabı okurken önüme farklı pencereler açıldı, hayatı farklı açılardan sorguladım. Farklı olmaya gösterdiğimiz direnç, onaylanmak ihtiyacından doğan sınırlarını kimin belirlediği belli olmayan normal olma kalıpları uğruna harcadığımız hayatlar her cümlede, her karakterin hikayesinde önümüze serildi. Bir akıl hastanesinde 5 farklı karakter üzerinden aktarılan hikayede anlatım oldukça akıcı ve açık. Yazarın bize vermek istediği mesaj satır aralarına gizlenmiş. Karakterlerin iç dünyaları çok güzel yansıtılmış. Karakterler yazılmamış, yaşatılmış. Okunması gereken bir kitap mı bu kişiden kişiye değişir ancak bana göre üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. Peki yazarın üzerine düşünmemizi istediği şeyler neler? Normal olmak ne demek? Farklı olmak kötü müdür? Deli kimdir? Bizi hayata bağlayan nedir? Bu sorular üzerine düşünerek okuduğumuzda hayatımıza güzel şeyler katacağına inandığım bir kitap. Keyifli okumalar..
İnsan ve Toplum
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma