Şeker portakalından sonra beni ağlatan 2. Kitap oldu kendisi. Kumardan ve kumar oynayanlardan bir kere daha nefret ettim. Ana karakterimiz Fugui, kendisi bütün servetini kumarda kaybediyor. Ailesini bol refah içerisinde yaşatabilicek konumdayken onların sefaletten kırılmalarına yol açıyor. Üstelik eşi ve çocukları hala ona saygı duyuyor onu seviyorlar. Okurken karısı Jiazhen’in duyduğu aşka ve bağlılığa hayret ettim. Başkası olsa çocuklarını da alır kendi hayatını kurardı muhtemelen. Fakir ama mutlu mücadele ederek bir arada durmaları okurken kalbinizi ısıtıyor. Yeniden refah içinde ve mutlu olabiliceklerine dair umutlarınız yeşeriyor. Ta ki hayatlarının kederli yüzü kendini gösterene kadar. Kitabın da adını aldığı üzere yaşamanın hüznünü mutluluğunu umudunu umutsuzluğunu birebir yaşatıyor kitap. *Spoilerlı kısım* ismim kitapta geçmediği için seviniyorum şayet kitapta ismi geçipte ölmeyen 2 kişi falan var. 200 sayfalık kitabın hemen her 20 sayfasında birisi ölüyor. Bi kere de gülmedi şu garibanların yüzü. Fugui’nin de cezası bu sanırım tüm sevdiklerini gözleri önünde kaybedip yalnız başına ölmeyi beklemek.