Cetmir

Cetmir
Sahip olduklarının değerini bil, çünkü her şey gelip geçicidir.
Bir lokma, bir hırka...
"Bir lokma, bir hırka" telakkisi aslında, insanların zengin olmak için çalışmalarına engel değil. Onun engel olduğu şey, dünya metaına, mala, eşyaya insanların köle kılınmasıdır. Dünyaya, mala, eşyaya köle olmayan; dünyayı, eşyayı, malı kendisine köle kılmanın hazırlığına girişmiş olur: bu durumunu Allah'a kul olma bilinciyle pekiştirebiliyorsa elbet.
Sayfa 86 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Bakış Açısı
Reklam
Mal da yalan, mülk de yalan, gel biraz da sen oyalan...
Materyalistik şartlanmanın yönlendirdiği insan, mülkün Allah'a ait olduğunu artık unutmuştur. Dünyayı kendisinin malı saymak yolundaki vehmi mal karşısında, eşya karşısında onu açgözlü, doymak bilmez bir yaratık haline getirmiştir. Dahası, onu tabiatı tahrip etmekten çekinmeyen bir hale koymuştur. İnsan, kendini dünya üzerinde hak sahibi sandığı için, gözünü başkasının eline, cebine dikmekten vazgeçememektedir. Oysa bütün maldan mülkten kedisinin sahip olduğu sadece yeyip harcadığı, giyip eskittiği kadardır. Bir de verdiği sadakadır. Rızka gelince, o da, Allah'ın vaadi gereği, sen onun tümünü tükenticeye kadar o seni arayıp duracaktır.
Sayfa 84 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Günümüzün putperestliği...
Günümüzde insanın bağlanmak zorunda bırakıldığı putların sayısı putperest devirlerdeki putlardan daha az değildir. Bir putpereste, taptığı taşın ona zarar ya da fayda getirmeyeceğine onu inandırabilmek belki daha kolaydı. Fakat günümüzün putperestliğinde, insanı nefsinin derinliklerinden yakalayan öyle putlar oluşturulmuştur ki, insanları o putlara inamaktan alıkoymak nefse güç gelebilir. İnsanların önüne "bilim" diye bir put konulmuşsa, bu "büyük put"un tezkiye ettiği diğer putlar birbiri arkasından zincirleme sökün eder.
Sayfa 83 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Müslümandan beklenti yüksek...
Diğer fikriyat mensupları için üzerinde o kadar önemle durulmayan bu "yaşamak" hususu nasıl oluyor da İslâm ve Müslümanlar söz konusu olunca böylesine bir dikkatin ve titizliğin konusu olabiliyor? Bizce bunun başlıca sebeplerinden birisi, Müslümanım diyen insandan başkalarının bekledikleriyle ilgili olmalı. Kendisine Müslümanım diyen herkesten bilerek bilmeyerek "mükemmel insan nümunesini" göstermesi beklenmektedir. Herhangi bir insanın zaaflarından doğan kusurları bağışlanmaktadır da, kimse, Müslümanın da zaaf gösterebileceğini kabul etmek istememektedir. Bu kabullenmeyiş sadece Müslüman olmayanların Müslümanlar üzerindeki beklentileriyle ilgili değildir. Müslümanlar da kendi aralarında böyle ayrımlar yapmaktadır.
Sayfa 81 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Ayrıca, dini, hayatın herhangi bir şubesi olarak değil, fakat bütün hayatı kapsayıcı bir fenomen diye görmek de dinî görevimiz sayılmalı. Bu durumda bir Müslüman için dinin dışında sayılabilecek herhangi bir görevin bulunmayacağı daha iyi anlaşılabilir.
Sayfa 31 - İz yayınları·Kitabı okudu
Din
Reklam