Materyalistik şartlanmanın yönlendirdiği insan, mülkün Allah'a ait olduğunu artık unutmuştur. Dünyayı kendisinin malı saymak yolundaki vehmi mal karşısında, eşya karşısında onu açgözlü, doymak bilmez bir yaratık haline getirmiştir. Dahası, onu tabiatı tahrip etmekten çekinmeyen bir hale koymuştur. İnsan, kendini dünya üzerinde hak sahibi sandığı için, gözünü başkasının eline, cebine dikmekten vazgeçememektedir. Oysa bütün maldan mülkten kedisinin sahip olduğu sadece yeyip harcadığı, giyip eskittiği kadardır. Bir de verdiği sadakadır.
Rızka gelince, o da, Allah'ın vaadi gereği, sen onun tümünü tükenticeye kadar o seni arayıp duracaktır.