İşittim ki,bir bayram sabahı Bayezidi Bistami hamama gitmiş, gusül etmiş, çıkmıştı. Sokakta giderken birisi bir evden dikkatsizlikle Bayezid’in başına bir leğen kül döktü. Bayezid’in sarığı, san küle bulaşmış olduğu hâlde, elini yüzüne sürerek, Cenabı Hakka şükretti ve nefsine hitab ile: «Ey nefis! Ben ateşe lâyıkım. Başıma kül döküldü diye kızar mıyım?» dedi.
Arkadaş! Cenabı Hakkın dergâhında yakınlık istersen, ihtiyaç peşinde koşup da haktan gafil olma.
Evliya, Allah’tan ancak Allah’ı ister. Başka bir şey istemeleri tarikat usulüne muhaliftir
Hakiki âşıklar canan sevdasıyla candan; dost yâ- diyle cihandan vazgeçmiş insanlardır.
Onlar yalnız Allahı bilir. O’nu yâdeder. O’nu yâd için halktan kaçarlar. Onlan sâkînin güzelliği sarhoş etmiştir, şaraba ihtiyaçları yoktur. Binaenaleyh şarabı dökmüştürler.
Onlann dertlerine deva etmek mümkün değildir. Çünkü dertlerine kimse vâkıf olamaz.