Çetin

Çetin
@cetoslovakya
29 mayıs üniversitesi, tarihçi aday adayı
9 Eylül
15 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Tekalif-i Milliye emirleri bu sırada çıkartılırken çok sayıda kişiden itiraz yükselir: "Milletin canından başka verecek neyi kaldı." Tabii, Mustafa Kemal, Türk halkını bu emirlere itiraz eden vekillerden daha iyi tanıyordu. Onlara söylediği şey şu idi: "Bakın bu halk bıkmış, yenilgi görmekten bıkmış. Ben muzaffer bir kumandan olarak gidiyorum karşılarına ve diyorum ki, bir kez daha kazanacağım!"
Sayfa 62
Tarih
Reklam
Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi olurken, savaşın ortasında, henüz savaşı kazanıp kazanmayacağımız dahi belli değilken Mustafa Kemal, "Bu topraklar çok zengin, bir kültür umum müdürlüğüne ihtiyacımız var" demiştir. Bunu savaşın ortasında söylemiştir, çünkü devam etmekte olan savaşta kendi kafası içinde çoktan gelip gelmiştir.
Sayfa 62
Tarih
Atatürk şunu söylüyor: "Bu hurafelerin üzerine bir toplum bina edemeyiz. Sen buna inanmak istiyorsan inanabilirsin. Ama bunu dayatmana müsaade etmeyeceğim. Sizin dayatmanızdır ki, toplumu felakete götürdü, çürüttü, yok etti. Ben bu çökmüş toplumun çocuğuyum, yeni nesillerin bu felakette doğmasına müsaade etmeyeceğim."
Sayfa 50
Tarih
Ekseriyet her zaman veya genellikle doğruyu bulabilseydi Galilei'yi dinlerdi. Ama tam tersi oldu, adamı hapse attılar, süründürdüler. Hatta o kadar ki, Galilei ekseriyetin bazı üyelerine, "İşte teleskop burada, inanmıyorsan kendi gözlerinle gör, bak" diyor. Mesela Galilei'nin aynı zamanda arkadaşı olan, kardinal Roberto Bellarmino ne diyor? "Bakmam, onun içinde şeytan var." Ballermino esasen biliyor teleskopun içinde şeytan falan olmadığını, fakat sırtında taşıdığı kırmızı renkli kardinal pelerini doğruyu görmek istemesine mani oluyor. Oraya baktığı an o pelerinin bir anlamı kalmayacağını biliyor.
Sayfa 48
Tarih
Ben tanrının elçisiyim, ruhlarla konuşuyorum, gökyüzünden mesaj alıyorum, Tanrı'nın oğluyum vs. Bunları bugün söyleyen biriyle karşılaşıldığında ilk yapılacak iş bir psikiyatrı aramak olur. Zaten aklı başında insanlar bu tür iddialarda bulunanlara artık akıllı bir insan muamelesi yapmıyorlar. İlkçağın büyük medeniyetinin temsilcisi Roma'da da bu böyleydi. Mesela Judea'nın Roma genel valisi Pontius Pilatrus da, İsa'ya öyle muamele etmiş, kendisiyle akıl çerçevesi içinde bir anlaşmaya varmanın mümkün olmadığını görerek eyaletteki asayişin zarar görmemesi adına onu Yahudi cellatlarına teslim etmiştir.
Sayfa 45
Tarih
Reklam