Ceyda

Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi.
Reklam
Bu eski şeylerden şimdi çok uzaktayım. İçimde,kendi mazim olsa bile o günlere karşı katılaşmış bir taraf var. Ne yazık ki, bu mazi dönüşünü yapmadan kendimi anlatamam. Ben yıllarca bu adamların arasında, onların rüyaları için yaşadım. Zaman zaman onların kılıklarına girdim,mizaçlarını benimsedim. Hiç farkında olmadan bazen Nuri Efendi, Bazen Lutfullah veya Abdusselam Bey oldum. Onlar benim örneklerim, farkında olmadan yüzüme bulduğum maskelerimdi. Zaman zaman insanların arasına onlardan birisini benimseyerek çıktım. Hâlâ bile bazdn aynaya baktığım zaman, kendi çehremde onlardan birini tanır gibi oluyorum. … Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfi, onların birbiriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir. Belki daha derin,daha kuvvetli bir şey, bu mirasları ikide bir aksatan o içten müdahalelerdir. Herhalde bende olan budur.
Alıntı
Hayatta “hep”i elde etmek için “hiç”in kısır çölünde yaşamayı tercih etmişti.
Alıntı
Eski şapkalarımız,ayakkabılarımız,elbiselerimiz gün geçtikçe bizden bir parça olmazlar mı? Onları sık sık değiştirmek isteyişimiz de bu yüzden değil midir? Yeni bir elbise giyen adam az çok benliğinin dışına çıkmışa benzer: Kendinden uzaklaşmak,ona bir değişikliğin arasından bakmak ihtiyacı, yahut “Ben artık bir başkasıyım!” diyebilmek saadeti.
Alıntı
Bazen düşünürüm, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz;fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?
Alıntı
Reklam