Bir insanın başına gelebilecek en büyük musibet anlamlandırma yetisini kaybetmesidir. Bu yetiyi kaybetmek kişiyi bunalıma sokar;bir süre sonra da kendini imhaya sürükler. Nitekim intihar eden yani kendi varoluşunu imha eden insanların söylediği en önemli ifadenin “Artık yaşamamın bir anlamı kalmadı.” olması boşuna değildir.
İnsanın yalnızca duyusuna ağırlık veren yanıtlar hayvaniliğe,yalnızca duygusunu öne çıkartan yanıtlar miskinliğe, yalnızca düşüncesini önemseyen yanıtlar ise vahşiliğe neden olmuştur.
Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan,birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.
“İlk andan itibaren tamamıyla başka dünyaların insanları olduğumuzu anladığım halde beni burada tutan ve seni gördüğüm zaman içimi sevinçle dolduran neydi?”