7/10
·277 syf.··
2026 37. kitabı
Buz ve Mürekkep | Sena Ceylan #kitapyorumu Merhabalar Bugün kalemini merak ettiğim bir yazarın yeni çıkan kitabı ile karşınızdayım. Başrol karakterlerimizden biri tetikçi diğeri ise buz pateni dansçısı. Ne kadar merak uyandırıcı bir çift değil mi? Nisyan, buz pateni dansçısı ve bir akademi de kalmakta. Fakat bir gün listede çarpısı olduğunu görünce tek seçeneği akademiden kaçması olmuş ve bu kaçış esnasında Hazem ile yolları kesişmiştir. Hazem, bir tetikçi olmasına rağmen Nisyan'a bunu söyleyemez ve kendini dövmeci olarak tanıtır. Hazem aslında Nisyan'ı tanıyor ve iki sene boyunca onu arıyordur. Bir barda tanışıp geceyi geçirdiği kız, sabahında onu bırakıp gitmiş olan kız. Fakat Nisyan başına gelenler yüzünden bir hafıza kaybı yaşamakta ve o günleri hatırlamamaktadır. Peki Nisyan, Hazem'i hatırlayacak mıdır? İkili arasındaki çekimi hissetmemek mümkün değildi. Bazı diyalogları oldukça keyifliydi. Sırlar, öğrenilmesi gereken gerçekler aşırı heyecan kattı kitaba. Derin, müdüre ve Engin en sinir olduğum karakterler olabilir. Üçü beraber şeytan üçgeni oluşturuyor gözümde. O kadar planlı ilerleyip insanların hayatlarıyla oynamaları okuru delirten detaylardı. Hazem başlarda sert bir karakter olarak görünüyor olsa da duyguları gün yüzüne çıktığında, aşık bir adam olduğunu bilerek okumak çok güzeldi. Onları ilk defa birleştiren şey Nisyan'ın akademiden kaçmasıydı ve tekrar bir araya getiren olayda buydu. Her şey rayına otururken yaşananlar beni çıldırttı bu kitap bir seri, serinin ilk kitabı ve yeni çıktı yani devamını beklerken teoriler üretmekten başka çarem yok İkinci kitapta herkes hakkettiği şeyi yaşar umarım ki bu kitaptaki delirmelerim onda rahatlamaya dönüşür. Bu çifti okumak ister misiniz? #frezyaneokudu #pr
Buz ve MürekkepSena Ceylan · Patara Kitap · 202612 okunma
Buz ve Mürekkep -Sena Ceylan
9/10
·277 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 19:37
"En acı masallar;mutlu bitmeyenler değil;tek taraflı hatirlananlardır." 'Senin sevilmediğin her saniye için,ben bin yıl seveceğim seni.' Katran serisinin ilk kitabı olan buz ve mürekkep kitabını çok keyif alarak okudum. Yazarın kalemiyle ilk kez bu kitapta tanıştım. Beni sıkmayan bir anlatımı oldu ve karakterlerin arasındaki aşk ve tutku okurken bana geçti. Kitabımız tetikçi olan Hazem Novak ile buz pateni dansçısı olan Nisyan Alakor arasında geçiyor. Nisyan ve Hazem'in yolu iki yıl önce bir gece kulübünde kesişiyor ve aralarında bir şey yaşanıyor. Ancak Nisyan'in başına gelen bir olay yüzünden hafıza kaybı yaşıyor ve hiçbir şeyi hatırlamıyor. Nisyan'in kaldığı akademide bir müdüre ve onun baş belası oğlu Derin karakterleri karşımıza çıkıyor. İkisi de Nisyan'in hayatı için kötü şeyler yapıyor ki okurken çok sinir oldum. Hazem'in Nisyan'a olan aşkı o kadar güzeldi ki. Onu herkesten korumaya çalışmasi, Nisyan'in hatirlamamasina rağmen onun vazgeçmemesi ve o sevgi sözcükleri çok iyi bir detaydı. Dark romance okumayı severseniz eğer onerimdir. Çok hızlı akan çıtır çerezlik bir kitap. Özellikle her bölüm başında olan görsellere bayıldım çok güzellerdi.Ve kitabın içerisinde karanlık sırlar da var. Bir kadının aptal hırs ve aşk acısı yüzünden kaç insanın hayatını mahvettiğini görüyoruz. Bir de o Engin isimli karakter nasıl kötü bir insan öyle sırf iyilik adı altında iki insanın da hayatını mahvetti. Bazı öğrendiğim detaylar beni çok şaşırttı. Sonu çok heyecanlı bir yerde bitti. İkincisini heyecanla bekliyorum. Kitaba puanım:9/10
Buz ve MürekkepSena Ceylan · Patara Kitap · 202612 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yontulmamış Bir Akıl Ne Kadar İleri Gidebilir?
7/10
·172 syf.··
2026 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 00:46
Selamlar herkese bugün sizlere Hay Bin Yakzan anlatacağım. Ada alegorilerinin de temeli olduğu söylenen bu kitap, dışardan bir müdahale olmaksızın insanın anlam ve Tanrı arayışını anlatıyor. İnsansız bir adada kendi kendine var olmuş, veya başka bir adadan sandığa konulup o adaya yollanmış olan Hay, bir ceylan tarafından büyütülür. Çevresinde hiçbir insan olmadığı için hayvanları ve bitkileri inceleyerek onlar gibi yaşamaya başlar. Annesi ceylan ölünce ölüm kavramını sorgulamaya başlar. Ceylanın karnını yarar ve kalbini çıkarır. Ölüm üzerine sorgulamaları sonucu ruhun varlığını anlar. Bunun arkasını başka sorgulamalar alır. Maddeyi, hacmi, gök cisimlerini, zamanı, sonu ve sonsuzluğu sorgular. Ve en sonunda bir yaratıcı olduğunu, onun ise gördüğü tüm varlık ve nesnelerden farklı, ayrı bir varlık olduğu sonucunu çıkarır. Yaratıcıya ulaşmak, yakınlaşmak amacıyla kendini inzivaya çeker, dünyevi heveslerden arınır ve ayrı boyutlara ulaşır. Tam o günlerde adaya Absal isminde başka bir insan gelir, o da kendi yaşadığı kentten Tanrı ile yakınlaşmak, inzivaya çekilmek amacıyla adaya gelmiştir. Absal Hay'a konuşmayı, kelimeleri, başka insanların da yaşadığını ve kendi dinini öğretir. İlginçtir ki Hay'ın tüm düşündükleri Absal'ın söylediği her şeyle paraleldir. Absal ve Hay, Absal'ın şehrine gidip diğer insanlara da kendi düşüncelerini anlatmaları gerektiğine karar verirler. Fakat insanlar bunları pek iplemez. Onların düşünceleri daha çok yüzeyseldir. Dünyevi ihtiyaçlarından arınamazlar. Böyle olunca da Hay, beyler kusura bakmayın rahatsız ettim ben geri dönüyorum diyerek Absal ile beraber adaya döner ve orda ölene kadar münzevi bir hayat yaşarlar. Kitap güzel, düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Fakat benim aklıma takılan şey şu oldu, Hay hiçbir dil bilmeden nasıl
Felsefe-Düşünce
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
Hay B. Yakzan Ve Adem (as) 'ın Kelimeleri
10/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 14:48
İslam felsefe geleneğinin en özgün temalarından biri olan 'Hayy bin Yakzan', sadece bir karakterin değil, insanın hakikati bulma yolculuğunun hikayesidir. İbni Sina'nın aynı ismi taşıyan alegorik anlatısı ile başlayan bu kitap Kendisinden esinlenildiği söylenilen Absal ve Salaman'ın anlatısını da içeriğinde barındırıyor. Asıl meşhur hikaye ise kendisi İşraki Felsefe'nin temsilcisi olan İbni Tufeyl'in Hay b. Yakzanıdır. İbn Tufeyl, Hayy’ın dünyaya gelişini iki ilginç varsayımla başlatır: Bir yanda toprağın uygun birleşiminden "kendiliğinden doğuş" (natüralist bir bakış), diğer yanda ise bir annenin evladını korumak için sandala koyup denize bırakmasıyla adaya ulaşması varsayımıdır. (Musa Peygamber anlatısını andıran sosyal bir bakış) Bu iki varsayım insanın iki türlü var olması halinde de aklı ile gerçeğe ulaşabileceğini anlatır. Adada yaşamayı keşfeden Hay'ın ilk öğretmeni yavrusunu kaybetmiş bir ceylandır. Ceylan onu doyurur ve kendi ihtiyaçlarını gidereceği yaşa gelinceye kadar koruyup kollar. Hay'ın ilk ve en büyük şoku Ceylan'ın ölümüdür. Onu yaşama döndürme iç güdüsü ile bir çeşit otopsi yapar ve canı hayatta tutan şeyin ne olduğunu aramaya başlar. Kalbini eline aldığında asıl hayat verenin kalp olmadığını keşfeder. Bu sırada Hay adaya iyice adapte olmuştur. Ellerini keşfetmiş kendine giysiler yapmış ve avlanmayı öğrenmiştir. 21 yaşına kadar iç güdüleri ile diğer hayvanlar gibi yaşamaya alışmış olsa da bunlar düşünme yetisi olan ve ölümle yüzleşen Hay'a yeterli gelmez Yaşamı boyunca yer ve gök üzerine uzun uzun varsayımlar serdeder. Etrafında bulunan her şeyin geçiciliğini keşfetmesi onu aşkın olanı aramaya sevkeder. Kendine ilkeler belirler ve bu doğrultuda hayatını sürdürür. .Bu Hay için çok uzun bir yolculuktur. Bu sabırlı akıl yürütme sürecinin sonunda,
Düşünce
Hay bin Yakzanİbn-i Sina · Yapı Kredi Yayınları · 20246,3bin okunma
10/10
·409 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 21:37
Balerin Asya Alaska'nın abisi Tunç Alaska, rakibi olan boksör Ceyhun Pars Havas'a tuzak kurup hapse attırır. Ceyhun ise Tunç'tan intikam almak için bale gösterisi bahanesi ile Asya'yı Moskova'ya getirtir. İlk başlarda her şey karlı bir peri masalı gibi giderken Asya Ceyhun Pars'ın sadece bir boksör olmadığını, Dyavol lakaplı bir çete lideri olduğunu öğrenir ve ondan kaçmaya çalışır ama Dyavol'un Asya için farklı planları vardır. Ceyhun Pars'ın bu planlarının arasında düşmanının kardeşine aşık olmak yoktur ve Asya, Dyavol için Matruşka bebeğinin en içteki parçası haline gelir; ulaşılması zor ve oldukça değerli... Düşmandan aşka olayını iliklerinize kadar hissettiren bir hikaye. Karakterlerin intikam aşkı ile yanarken aralarındaki çekim ile tutuşmasını ve tutku ile yanıp kül olmasını okumak harikaydı. İkinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum. Sena Ceylan Dyavol
1000Kitap
DyavolSena Ceylan · Patara Kitap · 202518 okunma
“LANETLİ KASABADAN KAÇIŞ” ROMANININ İNGİLİZCEYE ÇEVİRİLME SÜRECİ
10/10
·145 syf.·
2024 31. kitabı
POLAT ONAT’IN “LANETLİ KASABADAN KAÇIŞ” ROMANININ İNGİLİZCEYE ÇEVİRİLMESİ SÜRECİNDE DİNAMİK EŞDEĞERLİĞİN ARAŞTIRILMASI PELİN TIK Mardin Artuklu Üniversitesi Polat Onat'ın "Lanetli Kasabadan Kaçış" adlı eseri, yazarın karanlık ve gizemli atmosferi ustalıkla kullandığı bir roman çalışmasıdır. Bu eser, modern Türk edebiyatında kendine özgü bir yeri olan yazarın bibliyografyasının önemli bir parçası olarak öne çıkmaktadır. Roman, bireyin iç dünyası ve dış dünyanın zorluklarıyla mücadelesini, fantastik ve gerilim öğeleriyle harmanlayarak anlatır. Eser ayrıca gizemli bir kasabada gerçekleşen olayları ve bu kasabadan kaçışı anlatır. Kasabanın lanetli olduğu söylentileri, sakinlerinin gizemli davranışları ve kaybolmaları romanın temelini oluşturan unsurlardır. Yazar, okuyucuyu kasabanın sırlarını çözmek için bir yolculuğa çıkarırken, aynı zamanda insan psikolojisine dair derin gözlemler de sunar. Karakterlerin iç dünyaları, yaşadıkları çatışmalar ve korkularıyla yüzleşmeleri romanın dikkat çeken yönleri arasındadır. Polat Onat edebiyata şiirle giriş yapmış ve daha sonra çeşitli türlerde eserler vermeye devam etmiştir. "Lanetli Kasabadan Kaçış" yazarın roman alanındaki ustalığını gösteren eserlerden biridir. Bu yazımda Polat Onat'ın hayatından ve Lanetli Kasabadan Kaçış adlı romanının içeriğinden bahsettim. Lanetli Kasabadan Kaçış romanını çevirirken neden Dinamik Eşdeğerlik Teorisi'ni seçtiğimi örneklerle açıkladım. 1. YAZARIN HAYATI Polat Onat, 21 Ekim 1979'da İstanbul'da doğdu ve babasının işi nedeniyle çocukluğunu bu şehirde geçirdi. Ancak asıl kökeni Bursa'dır. İlkokula Bursa'da başladı, eğitimine Gümüşhane'de devam etti ve 1990 yılında Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesindeki Atatürk İlkokulu'ndan mezun oldu. Ortaokulu da 1993 yılında Şarkikaraağaç'ta bitirdi. Lise
Escape From The Cursed TownPolat Onat · Mergen Yayınları · 20244 okunma