Kendimi ararken, onları/başkalarını/başka insanları buluyorum.
Ve onları bulurken, yavaş yavaş kendimi bulur gibiyim.
Kurallar içinde bulamaz insan kendini, bunu çoktan anladım.
Aklın kuralları içinde bulamaz, bunu burda anladım.
Belki aşkın kuralları içinde bulabilir.Ama aşkın kuralları var mı?
Belki bir yarısını bulur.
Ya öbür yarısını?
Dağda mı? Taşta mı? Yollarda mı? Denizde mi?
Belki de vazgeçtiğiniz şeyin sizin için ne demek olduğunu anlamaya ve kabullenmeye hazır değildiniz.Aşık olmayı hem istiyor, hem korkuyorsunuz.Çünkü aşk, eşi benzeri olmayan bir mutluluk yaşattığı gibi bazı acılar da getiriyor hayatınıza.Siz buraya geldiğinizde, aslında korkunuzdan kurtulmak istiyordunuz.Oysa pazarlık başlayınca, korkunuza sığındınız.İnsanlık tarihi, isteklerin korkuya yenik düşmesinin ve garanti arayışlarına feda edilmesinin örnekleriyle doludur.
Oysa istek ve korku hep var olmuş, garanti ise hiç olmamıştır.