Kadın kahraman tam bir Mary Sue. Adamın tüm kahrını derdini çekiyor, 6 yıl onu bekliyor, alkol kullanmayı bıraksın da bize, ailesine, çocuğuna geri dönsün diye. Ve bu sırada tüm ünlüleri de elden geçiriyor. Bahaneside kafam iyiydi. Keşke hep iyi kalsaymış. İğrenç yemin ediyorum.
Kadın hayatta o kadar saçma kararlar veriyor ki okurken saçmalığını düşünmekten hikayeye odaklamadım.
Hamile kalıyorsun, erkek arkadaşın denyo alkoliğin teki. İşin yok üniversite okumamışsın. Hayatını düzeltecek kararlar almak yerine bebeği doğurmayı seçiyorsun. Beyinsiz. Hadi bebeği doğuracaksın bir şekilde üniversite okumaya çalışsana.
Bu kitabın her tarafından ataerkillik akıyor. Adam her boku yapıyor kadın her şeye okay, her zaman affetmeye hazır. Yani aralarındaki şey kesinlikle aşk değil alışkanlık. Adamın kendine gelmesi, uyuşturucu ve alkolü bırakması için ona zaman veriyor hemde HAMİLE İKEN. 6 yıl boyunca. Pardon?
Adam herkesle yatıp kalkıyor, kız evde çocuk bakıyor. Üniversite terk. Ve işi var sözde ama bir çamaşır makinası bile alamayacak kadar da fakir. Kızı o kadar zavallı ve saf yazmış ki yazar kafayı yedim. Tam erkeklerin bayılacağı bir tip. O her haltı yapacak ama evinde onu bekleyem masum uslu bir kız olacak. Onun çocuğunu büyüten. Bir yıl anlarım iki yıl anlarım ama 6 yıl? Çocuğunun olmadığını bilmiyor felan da değil, biliyor ve çocuğun ilk 6 yılında hayatında olmamayı seçiyor.
Sonu adamın yine terk etmesi ve kızın da başkasını bulup gerçekten sağlıklı bir ilişki kurup kariyer yapması olsaydı yine beğenebilirdim ama yine bu büyüyememiş çocuğu kabul etmeyi seçti ya öğk.
VE BUNLARIN hepsi çocuğun hayali olan oyunculuk içindi. Kadın hayatından, yaşadığı yerden, eğitiminden felan her şeyden vazgeçip adamla başka bir eyalete gitmeyi seçiyor. Kısacası hayatının içine sıçıyor.