Hayatta değer miydi diyeceğimiz ne çok şey biriktiriyoruz?
Sevilmeyi, özlenmeyi, üzülmeyi hak etmedikleri halde sevdiklerimiz, özlediklerimiz, üzüldüklerimiz...
*
Duygularımızı yıpratmamalı, değerlerimizi israf etmemeli, hak edene hak ettiğini vermeli...
#Muhammed Emin Yıldırım#
"Yürekte var olduğu iddia edilen sevginin en büyük ispatı elde olanları verebilmektir. Elde olanları veremeyenler, ne kadar dilde seni seviyorum deseler de o sevgi sadece sözde kalan bir sevgidir. Sevgi ise sadece söz ile olmaz, önce öz ile sonra söz ile olur. Sevginin özde olduğunun en büyük delili ise infaktır."
Adler kitabında çocuğun ilk toplumsal ödevinin okul değil de annesiyle ilişkisi olduğu üzerinde durmakta ve çocuğun toplumsal birey niteliğini kazanmasındaki en büyük etkenin annesi olduğunu söylemekte. Anne eğer çocuğunun her işini halleder onun görevlerini de yapar ve çocuğu rahat büyütürse çocuğun ileriki hayatında pek çok yetersizlik ve zorlukla karşılaşacağının göstergeleridir.
Adler 3 tip çocuğun varlığından söz eder:
1. Organsal yetersiz çocuklar
2. Hep alan ve hiç vermeyi düşünmeyen şımartılmış çocuklar
3. Toplumsallık duygusundan ve başkalarına karşı ilgiden habersiz yaşayan sevgisiz büyümüş çocuklardır.
Çocuğun aslında her bir hareketinin çocuğun ruhsal durumunu yansıttığını söyler. Bununla birlikte ilk anıların, düşlerinin ve yatış şeklinin bile çocuğun durumunu belirlediğini anlatmıştır