Nefes alabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu o an tüm hücreleriyle anlamıştı;mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu,sadece nefes almak yeterdi.Ama insan,nefessiz kalmadan nefesin,hapsedilmeden özgürlüğün,ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.
Gerçekten de, Yevgeni Irtenyev o zamanlar akıl hastası idiyse,bütün insanlar akıl hastasıdır;ama en ağır akıl hastası olanlar;kendilerinde farkına varmadıkları akıl hastalığı belirtilerini başkalarında görmek isteyenlerdir.
Peki,iki insan birbirini sevdiğinde ne olur?Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar.Çünkü kalpleri birbirine yakındır.Ya arada mesafe yoktur ya da çok azdır.
Peki,iki insan birbirini daha fazla severse ne olur?Artık konuşmazlar,sadece fısıldaşırlar,çünkü kalpleri birbirine daha da yakınlaşmıştır.Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz,sadece bakışmaları yeterli olur.İşte birbirini gerçek anlamda seven insanların anlaşması böyle olur.
İki insan birbirine öfkelendiği zaman,kalpleri birbirinden uzaklaşır.Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar.Ne kadar öfkelenirlerse,aradaki mesafeyi kapatmak için o kadar çok bağırmaları gerekir.