9/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Dan Brown, heyecan ve gizemin giderek arttığı ,yer yer Prag gezi rehberi tadında yine güzel bir eser ortaya çıkarmış.Yazarın, Da vinci şifresi ve Inferno’dan sonra beğeni olarak üçüncü sıraya aldığım romanını okurken ,her bölüm sonunda görsellerle açıklamaların yer aldığı “ langdonsworld.com/2025/09/09/02-c... “ siteden takip ederseniz her ne kadar okuma süresini uzatsa da kitaptan alacağınız keyfi katlıyor,tavsiye ederim…
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,976 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 18:58
John Locke’un tabula rasa felsefesinin aksine, insan zihni bütünüyle boş bir levha değildir. Tıpkı fiziki olarak genetik bir mirasla doğduğumuz gibi Jung’a göre psişik (ruhsal) bir miras da taşırız. Bu nedenle de zihin tamamen boş değil, deneyimleri belirli kalıplara göre algılamaya yatkın doğar. Arketipler için kabaca, kolektif bilinçdışında yer alan ve doğuştan gelen psişik mirasın evrensel kalıplarıdırlar diyebiliriz. Yani, insanlık tarihi boyunca tekrar eden temel yaşantılar, bu kalıpların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Ve bunlar birer metafiziki kalıntılar değil, tarihsel ve evrimsel-psikolojik -ayrıca kolektif- yapısal biçim ilkeleridir. Yani kısaca Jung, psişeyi ana üç katmanda ele alıyor ve arketipleri de bu katmanlardan biri olan kolektif bilinçdışının yapısal öğeleri olarak görüyor. Bu Üç Katman: 1- Bilinç: Farkında olduğumuz düşünce ve duygular (görünen kısım). 2- Kişisel Bilinçdışı: Unutulanlar, bastırılanlar, kişisel deneyimler. 3- Kolektif Bilinçdışı: Bireysel değil, tüm insanlarda ortak olan doğuştan gelen psişik miras. Daha anlaşılır kılmak adına örnek vermek gerekirse, bilinç düzeyinde canlanan bir ifade: “şu anda burada bulunmaktan hoşlanmıyorum” olabilecekken; kişisel bilinçdışında, bu hoşnutsuzluğun nedeni geçmişte yaşanmış ve hatırlanmayan bir aşağılanma deneyimi olabilir. Kolektif bilinçdışı düzeyinde ise bu aşağılanmanın bir baba figürü tarafından yapılması ve “baba figürü”nün aslında evrensel bir otoriteyi temsil etmesi gibi arketipsel bir kalıp devrede olabilir. Yani kişisel yaşantı, evrensel bir kalıp üzerinden anlam kazanabilir. Jung'ın ruhsal modelinde çokça arketip bulunsa da son olarak, merkezdeki dört arketipe değinerek satırlarımı sonlandırmak istiyorum. 1-) Persona: Topluma sunduğumuz sosyal maske. 2-) Gölge: Kabul etmek
Jung ve Arketip KavramıCarl Gustav Jung · Mavi'nin Not Defteri Yayınları · 20183 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bugün kitabı okumak için elime aldım ve ilk sayfalarını okur okumaz kitabı daha önce okuduğumu farketim. Emin olmak için sonunu doğru hatırlıyor muyum diye kontrol ettim, evet sonunu da hatırlıyorum. Kitabı satın alalı 1 yıl olmadı oysa, ne ara okudum da unuttum hiç haberim yok. Biraz sayfaları karıştırıp olayları hatırlayınca kitap hakkındaki fikirlerim de tekrar kafamda belirmeye başladı. Tıpkı İki Şehrin Hikayesi gibi bu kitapta içinde geçtiği dönemi aydınlatan bir belgesel tadında. Özünde bir yolculuk ve bir mücadele öyküsü. Kapitalizmin tabiri caizse ete kemiğe bürünüp insanların üstüne nasıl da çöktüğünü ve insan hayatının nasıl ikinci plana atıldığını ustalıkla işlemiş. Karakterlerin içerisinde büyüyen öfkeyi ve hüznü size de hissettirebilmeyi başarmış. Ayrıca okuduğum baskının 270. sayfasındaki birkaç sayfalık bölüm plot'tan bağımsız olarak tabiri caizse bir manifesto gibi yazılmış. Mevcut koşullarda suç aç insanların değil, yiyebilecek şeyi yok etmeyi normalleştiren düzene yüklenmiş. Düzenin bu şekilde kendi sonunu da hazırladığını söylemiş. (Burada bir dipnot düşeyim, bu kısmı internetten aratıp orjinal metniyle okudum. Oldukça yetersiz bir çevirimiz varmış aslında. İmkanı olan herkes 25. chapter olarak geçen bu kısmı ingilizce olarak okusun. Bu kısım, Türkçeye bu kadar yetersiz çevirilebilirdi ancak. Kitabın hikayesinin ötesinde çok değerli bir düşünce yatıyor bu satırlarda.) Böyle bir kitabın Amerikada bir klasiğe dönüşmesi bana ironik geldi. Kitabı beğendim. Yine de benzer siyasi görüşlere sahip bir yazarlar tarafından yazılan Martin Eden ve İki Şehrin Hikayesi gibi akılda kalıcı olmadığı da aşikar. Bu iki kitaptan bir gömlek geride görüyorum.
Gazap ÜzümlerıJohn Steinbeck · Morpa Kültür Yayınları · 199245,7bin okunma
7/10
·478 syf.··
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 00:00
Əslində, bu sadəcə 5-ci kitab üçün deyil, indiyə qədər oxuduğum bütün 5 kitab üçün ümumi bir şərhdir. Yazıçı bu kitabları yazarkən sanki hər saniyə mütləq hansısa hadisə baş verməlidir deyə düşünüb. Heç bir şəkildə, ən azı 1 chapter belə “dincələ” bilmirik. Qəhrəmanlarımız bir hadisənin öhdəsindən gəlir, digəri isə elə həmin saniyə başlayır. Bütün cənnət üzvlərinin demək olar ki, backstorysini oxumuşuq. Bu, mənfi deyil. Amma hekayəyə birbaşa qatqısı olmayan hadisələri oxumaq da bəzən həqiqətən sıxır. Ümumi axıcılıq yaxşı olsa da, Jun Wu-nun hər xırda və ya ən təhlükəli işdə hər dəfə Xie Lian-a müraciət etməsi də nə bilim… Rahat burax adamı. Hua Cheng və Xie Lian-ın münasibətlərini daha çox oxumaq istərdim. Toplasaq, 5 kitabda 1 səhifəni belə doldurmayacaq qədər momentləri var. Hekayə güclü süjet xəttinə malikdir, süjetdə güclü dönüşlər və gözlənilməz hadisələr ard-arda baş verir. Amma heç olmasa, bizə bir az istirahət vermək üçün 1 chapter bu situationship içində qalmış yazıqların da duyğularını oxuya bilsəydik ya…
Heaven Official's Blessing: Tian Guan Ci Fu (Novel) Vol. 5Mo Xiang Tong Xiu · ‎Seven Seas · 202295 okunma
Biz dokjayiz
10/10
·1309 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
SPOILER!!! Uzun uzun yazacagim, uzun aradan sonra buraya yazmak garip hissetirsede duygularimi paylasip belkide içimdeki boşluğu atabilirim(?) 70 bölüm kalmisti omniscient readers viewpoint bitirmeme, aslinda epilogo yu saymazsak 25 bolum falan. Ben cok seviyordum onlari okumayi, onlarin seneryolari yenmelerini, bazi takimyildizlariyla companion olup bazilariyla canlari pahasina savasmalarini, en guclu 3 nebulalardan biri olmalarini, birbirleri icin kendilerini feda etmekte tereddut etmemelerini... hepsini okurken onlarla beraberdim, onlari okuyordum, dokja gibi. Tam 3 ay boyunca, onlar benim motivasyon amacim, gece yatarken 'acaba o seneryodan sonra nasil hayatta kalacaklar', 'acaba o star stream o seneryonun failure sine ne koyacak' diye dusunup durdum, aralari kotu olunca onlara uzulurken, beraber mutlu olunca onlarla beraber mutlu olmustum. Şuan bile bu incelemeyi yazarken tam ustesinden gelemedim. Onlari özlüyorum. Onlari okurken dinledigim sarkilari su zamanlar dinleyemiyorum, üzülüyorum, aklima 'ne de guzel savasmislardi..', 'heewon orda gilyong ve yoosung u korurken cok aci cekti...', "eger biz o onemsiz noveldeki karakterlersek, neden bizim icin kendini feda edip duruyorsun?!"... ah jihye ah... butun karakterler hakkinda sayfalarca dusunebilirim, yazabilirim, anlatabilirim. Omniscient readers viewpoint deyince akillara ne yazikki sadece yoo Joonghyuk yada dokja geliyor. Buna üzülüyorum, cunku okumayanlar bilmiyor; onlar herwon un dokja icin kendini ne kadar cok feda ettigini bilmiyor; jihye nin dokja nin onlara onlarin bir novel karakterleri olduklarini soyledikten sonra, "peki o zaman niye bizim icin kendi canini defalarca feda ettin?" diyerek agladigini ve kendine gelemedigini bilmiyorlar; yoosung ve dokjanin arasindaki bagin bir
Omniscient Reader’s Viewpoint Volume 1Singshong · Munpia · 2018146 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 1067. kitabı
İslam'a Giriş: Dr. Muhammed Hamidullah'ın Eseri Üzerine Bir İnceleme Dr. Muhammed Hamidullah, 20. yüzyılın önde gelen İslami ilim âlimlerinden biri olarak, İslam'ın tarihî, hukukî ve kültürel boyutlarını derinlemesine inceleyen eserleriyle tanınır. Hindistan doğumlu olan Hamidullah (1908-2002), Paris Üniversitesi'nde doktorasını tamamlamış, binlerce el yazmasını kataloglamış ve İslamî araştırmalara muazzam katkılarda bulunmuştur. Onun İslam'a Giriş (orijinal adıyla Introduction to Islam, 1969) adlı kitabı, İslam'ı bütüncül bir bakışla ele alan klasik bir metin olarak, hem Müslümanlar hem de gayrimüslimler için vazgeçilmez bir kaynak niteliğindedir. Bu inceleme, eserin özgün yapısını, içeriğini ve akademik değerini, resmi bir üslupla değerlendirerek, okuyucuya genel bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. İnceleme, eserin temel unsurlarına odaklanarak, aşırı kaynak yığınından kaçınacak şekilde hazırlanmıştır. Eserin Yapısı ve İçeriğiİslam'a Giriş, yaklaşık 241 sayfalık hacmiyle, İslam'ın temel prensiplerini sistematik bir biçimde aktaran bir giriş kitabıdır. Hamidullah, eseri iki ana kısma ayırmış görünür: Birinci kısım, İslam'ın kökenlerini ve korunmasını vurgularken; ikinci kısım, dinin pratik ve toplumsal boyutlarını ele alır. Kitap, kronolojik bir akışla başlar ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hayatı ile devam eder.İlk bölümde, "İslam Peygamberi: Biyografisi" (Chapter 1) başlığı altında, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) doğumu, Mekke dönemi, hicret ve Medine'deki devletleşme süreci detaylıca işlenir. Hamidullah, biyografiyi sadece tarihî bir anlatı olarak değil, aynı zamanda evrensel ahlakî dersler çıkaran bir çerçevede sunar. Peygamber'in diplomasi, adalet ve merhamet örnekleri, modern okuyucuya hitap edecek şekilde yorumlanır. İkinci bölüm, "İslam'ın Orijinal
İslam Genel Bir BakışMuhammed Hamidullah · Beyan Yayıncılık · 201719 okunma