“Erdem doğrulup kendi ışığını gösterip, aynı ışığı bir başkasında görüp tanıyınca ona yönelir ve karşılığında başkasındaki ışığı almış olur, ‘sevgi’ ve ‘dostluk’ buradan filizlenir. Bu iki kelime de ‘sevmek’ kelimesinden gelir, ancak ‘sevmek’ dediğin kişiye hiçbir menfaat ve çıkar beklentisi olmaksızın bağlanmaktan başka bir şey değildir. Senin en ufak bir beklentin olmasa bile, bunlar dostluktan baş vermiş çiçekler gibi zaten açarlar.”
“Dostluk doğa tarafından kusurların yoldaşı olsun diye değil, erdemlerin yardımcısı olsun diye bahşedildi, zira erdem tek başına en yüce amaca ulaşamazdı, başka bir erdemle bağ kurup birleşerek ulaşabilirdi.”
“Dostluğu hak edenler sevilme nedenlerini kendilerinde taşırlar. Nadir bir türdür bu, üstün olan her şey nadirdir ve kendi türünde her açıdan kusursuz bir örneği bulmaktan daha zor bir şey yoktur. Ancak çoğu insan kendi çıkarına olmadıkça bir şeyi iyi olarak görmez ve hayvan sürüsü gibi gördüğü dostlarından en çok kazanç sağlayacağını umduklarını daha çok sever.
Böylece kendisi sayesinde ve kendisi için arzulanan, en güzel ve en doğal dostluktan mahrum kalır ve bu dostluğun ne kadar yüce ve ne kadar nitelikli olduğunu deneyimlememiş olur. Nitekim herkes kendi kendini sever, bunu kendine düşkünlükten fayda umduğu için yapmaz, kendisi kendiliğinden sevilesi gelir. Bu düşkünlük dostluğa aktarılmadıkça gerçek dost bulunamaz, zira dostu, kişinin öteki kendisi gibidir.”
“Ağrılar, acılar karşısında, herkes, herkesin, kendi gibi tepki göstermesini bekler; daha doğrusu kendi tepkisinden başka türlü bir tepki olabileceğini, gösterilebileceğini değil usuna sığdırmak, o usun kıyıcığından bile geçirmez. Bunun içindir ki acılar, ağrılar, fiziksel özelliklerinin ötesinde de paylaşılamaz. Kıskançlığımızı, benzemezğimizi, indirgenemezliğimizi en çok bu alanda gösterir, savunur; insanları, belki de, en çok bu alanda küçükseriz. Karşımızdakinin tıpatıp aynı acıyı, aynı ağrıyı çektiği bir aygıtla saptanıp gösterilse, bu davranışımız, bu tutumumuz değişir mi? Sanmam. O aygıta inamamağı yeğleriz herhalde.”