Cin Aynasından Yansımayanlar
Puan vermedi·292 syf.··
2026 20. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 12:27
Kendisini ekranda ilk gördüğümde, bu adam bozkırda kavrulmuş tipik bir Orta Anadolu insanı demekten kendimi alamamıştım. Sadece ten rengi değil simasındaki tüm izlerdi bu çağrışımı yapan. İyi biliyordum ki, Anadolu insanını iklim şartlarından daha çok hayat şartları kavurur. İlk yakınlık hissi böyle doğmuştu bende. Diğer yandan, yaşlarımızın yakınlığına görece itirazlar gelebilir ancak doğup büyüdüğümüz coğrafyaların yakınlığı herkesçe daha kabul edilebilir kıstaslara sahipti. Sınır komşusu illerde yaklaşık on iki yıl arayla dünyaya gelmişiz. Neticede bu yakınlıklar yaşadığımız acı tatlı olayların benzer olabileceği şeklindeki düşüncemi pekiştirdi. Onun hakkında edindiğim intibaın kaynağı sadece bunlar değil tabi, bir de eserleri var. Anıları, hikâyeleri, o kadar tanıdık, senaryoları, canlandırdığı karakterler o kadar gerçekçi ki… Kimden mi bahsediyorum? O bir doktor, o bir yazar, o bir sinema oyuncusu, o bir senarist. Ercan Kesal, 1959 Nevşehir Avanos doğumlu. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1984 yılında mezun olmuş. Ankara, Keskin ve Bala ve köylerinde uzun yıllar sağlık ocağı hekimliği yapmış. Bir dönem uygulamalı psikoloji ve sosyal antropoloji eğitimleri almış. İlk şiir ve yazıları İzmir menşeli Dönem dergisinde yayımlanmış. Son Reçete dergisinde söyleşileri ve yazıları ile yer almış. 1990 yılından sonra geldiği İstanbul’da Era Yayınları’nın kurucularından olmuş. Radikal ve Bir Gün gazetelerinde hikâyeleri ve denemeleri yayımlanmış. Yazarın yazımıza konu olanın Cin Aynası isimli anlatısının yanı sıra Peri Gazozu, Nasipse Adayız ve Evvel Zaman İçinde adlı kitapları da var. “Uzak” filmindeki rolüyle başlayan sinema serüvenini, daha birçok filmde oyuncu ve senarist olarak sürdürmüş ve halen devam ediyor. Oynadığı dizi ve filmlerde kendisini çoğunlukla mafya babası
1000Kitap
Cin AynasıErcan Kesal · İletişim Yayıncılık · 2016673 okunma
10/10
·416 syf.··
2022 435. kitabı
Okuması çok keyifli ama anlatması zor bir kitabı anlatmaya çalışacağım şimdi ana hatları ile size. Ana hatlarıyla diyorum çünkü ayrıntıya girersem işin içinden çıkamam ve tüm kitabı anlatmak zorunda kalırım. Kitap aslında mektup şeklinde yazılmış.Hatta dünyanın en uzun intihar mektubu. Ana karakterimiz Gabriel sanal desek daha doğru olan kız arkadaşı Janice'e yazıyor mektup şeklindeki e-postayı. Şimdi size bu iki isimden başka hiç isim vermeden karakterlerden hiç bahsetmeden anlatacağım bu fantastik hikayeyi. Şili'deki askeri darbeden sonra beş yaşındayken annesiyle birlikte Şili'den ayrılıp Manhattan'da gelen bir çocuk var. Çocuğun odasında duvarında bir Che Guevara posteri asılı. Bu posteri annesine her sorduğunda "Hazır olduğunda anlatırım , o olmasa sen de olmazdın. "cevabını alıyor çocuk. Çocuğun babası yok yani var da yok.74 darbesinden sonra onlar sürgüne giderken Şili'de kalmış. Babasını çok bilmiyor çocuk ,tanımıyor. Her hafta gelen mektupların içinden çıkan bir fotoğraf sadece, annesinin anlattığı garip hikayenin kahramanı. Yıllar geçip çocuk yirmi dört yaşına gelince annesi olan biteni anlatıyor oğluna. Yıllar önce Che Guevara toprağa verildiği gece ana rahmine düştüğünü, varoluşunu Che'nin ölümüne bağlı olduğunu söylüyor.Che ölmeseymiş babası annesi ile karşılaştıkları mitinge gelmeyecekmiş çünkü. Ertesi gün babasının arkadaşları ile girdiği garip iddiayı da anlatıyor annesi ona. Babası annesiyle evlenmeden önce arkadaşlarıyla iddiaya giriyor.Yirmi beş yıl boyunca her gün bir kadınla birlikte olursa iddiayı kazanacak. Bir diğer iddiacı devletin en güçlü bakanı olacağım yirmi beş yıl sonra diyor. Bir diğeri ise yirmi beş yıl sonra tüm kıtanın sosyalist olacağını söylüyor. Her üçü için de bu iddia şeref namus meselesi haline geliyor ve bu iddiayı
Dadı İle BuzdağıAriel Dorfman · Agora Kitaplığı · 20047 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kusurlu olan Tanrı değil, O'na inanan beyinler :)
Puan vermedi·296 syf.··
2021 617. kitabı
. Bu kitabı okuyanlar William Shakespeare 'in Kısasa Kısas kitabını da mutlaka okusun. Bağlantılı benzer kitaplar. Aynı şekilde o kitabı okuyanlar varsa bunu da okusun. Kurgusu durgun fakat anlatımı bir o kadar keskin ve etkili muhteşem bir eser. Bütün psikolog ve hukuk adayları mutlaka bu kitabı okumalı. Okurken hiç sıkılma hissetmedim. İyi - kötü, yalnızlık, sosyal ilişkiler , ayrımcılık gibi bir çok konuya değiniyor. Suç ve Ceza 'daki Raskolnikov nasıl benim ruhuma derin etkilerde bulundu ise bu kitaptaki mektupların sahibi de bana aynı şeyi yaşattı. O kadar güzel cümleleri vardı ki hepsini paylaşmak her zamanki gibi mümkün değildi. Kitaptaki iç hesaplaşma,  vicdan muhakemesi Bir Noel Şarkısı'ndaki iç hesaplaşmaya çok benziyordu. Kitapta Sosyalizmi öven cümleler çok vardı. Bayıldım. Mektupları yazan karakterin bir köye yaptığı ziyarette bütün köylülerin ihtiyacı olduğu kadarını toprağa ektiğini belirtmesi bana Yeteri Kadarsa Çoktur kitabını hatırlattı. Kitaptaki yan karakterler Agatha ve Ernest. Bir de çok şaşırdım bir Türk 'ten bahsetmiş. Safiye karakteri. Che Guavera'lar , Pir Sultan Abdal'lar barındıran asi ve isyancı ruhum sistemi için çok ciddi endişe ve üzüntüler taşıyan beni yetiştiren annem tarafından verilen mükemmel bilincim bu kitapla daha çok alevlendi ve pekişti. Şeriatı yerin dibine sokuyor ve kadın erkek eşitliğine destek cümleler içeriyor kitap. Safiye babası Türk annesi arap bir kız. Paris'e işlediği bir suç karşıtı sürgüne gidiyordu. Türkiye 'yi baya bir eleştirmiş İncelemeye başlayalım bakalım. William Blake Cennet ve Cehennem'in Evliliğin'de diyordu ki, Ardından sordum: ‘Bir şeyin öyle olduğuna duyulan sarsılmaz inanç, o şeyi öyle yapar mı?’ Yanıtladı: ‘Tüm şairler bunun böyle olduğuna inanır, ki imgelem çağında bu güçlü inanış dağları
Edebiyat
FrankensteinMary Shelley · Dex Kitap · 201821,7bin okunma