Neil rolünü rahatlıkla canlandırırken arkadaşları onu ilgiyle izliyorlar, her dakikanın keyfîni çıkarıyorlardı. Doğru yerlerde tepki veriyor, doğru yerlerde gülüyorlardı. Todd da, Neil'e ezber yaptırırken öğrendiği replikleri onunla birlikte tekrarlıyordu şimdi. Oysa artık Neil'in yardıma filan ihtiyacı yoktu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Çoğu aslında hayatını biraz olsun kendi istediği hale getirebilecek durumdayken, bunu yapmak için iş işten geçinceye kadar beklemedi mi? Başarı denen tanrıyı kovalarken gençlik düşlerini feda etmedi mi? Bu adamların birçoğu, yabani çiçeklere gübre oldu. Ancak, çok yakından bakarsanız çocuklar, onların fısıldadıklarını duyabilirsiniz. Haydi, yaklaşın, Eğilin. Duyabiliyor musunuz?"
Oğlanlar ayağa kalkıp onur salonunun duvarlarında asılı sınıf resimlerine doğru yürüdüler. Geçmişten kendilerine bakan genç adamların yüzlerini incelediler.
"Sizden bir farkları yok, değil mi? Tıpkı sizde olduğu gibi, onların da gözlerinde umut var. Onlar da başlarına çok güzel şeylerin geleceğine inanıyorlar, tıpkı birçoğunuzun inandığı gibi. Peki o gülümsemeler nerede şimdi? O umutlara ne oldu?"